• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/insanveislam.org/
  • https://plus.google.com/https://www.facebook.com/insanveislam.org//posts
  • https://twitter.com/insanuislam
    
|| HOŞ GELDİNİZ ||
MAKALELER
EĞİTİM ve SUNUM DOSYALARI
VAAZ ARŞİVİ KATEGORİLERİ
DİYANET FETVALARI

Nefsin Hoşuna Gitmeyecek Öğütler

Nefsin Hoşuna Gitmeyecek Öğütler


NEFİSLERİN HOŞUNA GİTMEYECEK ÖĞÜTLER

1) Mukâtil b. Süleyman, hilâfetine bey’at edildiği gün Mansûr’un yanına girdi.
Halife Mansûr ona dedi ki:
- Ey Mukâtil! Bana öğüt ver.
- Gördüğümle mi yoksa duyduğumla mı öğüt vereyim?
- Gördüğünle!
- Ey mü’minlerin emîri! Ömer b. Abdilazîz’in onbir çocuğu vardı. Ölürken onsekiz dînar tereke bıraktı. Beş dînara kefenlendi, dört dînara kabir satın alındı, geri kalan tereke de çocuklarına dağıtıldı. Hişâm b. Abdilmelik’in de onbir çocuğu vardı. Herbir çocuğunun terekeden payı, birer milyondu. Allah’a yemin ediyorum, ey mü’minlerin emîri! Birgün, Ömer b. Abdilazîz’in çocuklarından birini gördüm: Allah yolunda cihad için yüz at tasadduk ediyordu. Hişâm’ın oğullarından biri de çarşı pazar dileniyordu.

2) Biri, ölüm döşeğinde olan Ömer b. Abdilazîz’e sordu:
- Ömer! Çocuklarına ne bıraktın?
- Onlara, Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olmayı (takvâ) bıraktım. Eğer sâlih insanlar olurlarsa Allah sâlihlerin yönetimini üzerine alır. Eğer sâlih insanlar olmazlarsa, onlara Allah’a isyanda yardımcı olacak mal bırakmam.

* Düşün şimdi! İnsanların çoğu, neslinin geleceğini güvenceye almak için kendini perişan ediyor. Sanıyor ki, ben ölünce ellerinde mal bulunması onlara güvence olur.

3) Kızı, ağlayarak Ömer b. Abdilaziz’in yanına geldi. O zamanlar küçük bir çocuktu ve o gün bayramdı.
Babası sordu:
- Kızım! Niye ağlıyorsun?
- Bütün çocuklar yeni elbise giyinmişler! Ben, mü’minlerin emîrinin kızı olduğum halde eski bir elbise giyiniyorum.
Ömer, kızının ağlamasından çok etkilendi; hemen beytu’l-mâl sorumlusuna gitti.
Dedi ki:
- Bana gelecek ayki maaşımı verebilir misin?
Yetkili, dedi ki:
- N’oldu ya emira’l-müminin? Vermemde bir engel yok.
Ömer, olanı anlattı.
Yetkili dedi ki:
- Bir şartım var.
- Nedir o?
- Önceden harcayacağın maaşa karşı çalışmak için gelecek aya kadar sağ kalacağına dâir bir garanti.
Ömer, orayı terkedip eve döndü.
- Babacığım, ne yaptın? diye sordu çocukları.
- Ya sabredeceksiniz; hep beraber cennete gireceğiz, ya da sabretmeyeceksiniz ve babanız cehenneme girecek.
- Sabredeceğiz, babacığım!

* Keşke biz de şu üç şeye sahip olsak:
1. Ömer'in beytu’l-mal sorumlusu gibi bir veznedâra,
2. Ömer gibi bir idareciye,
3. Ömer’in evlatları gibi evlatlara.

4) Allahu Teala dört şart karşılığı dört vaadde bulunmuştur:
1. Şükür: Şükrederseniz artırırım. ﻟﺌﻦ ﺷﻜﺮﺗﻢ ﻷﺯﻳﺪﻧﻜﻢ
2. Zikr: Beni anın ben de sizi anayım. ﻓﺎﺫﻛﺮﻭﻧﻲ ﺃﺫﻛﺮﻛﻢ
3. Dua: Bana dua edin, icâbet edeyim. ﺍﺩﻋﻮﻧﻲ ﺃﺳﺘﺠﺐ ﻟﻜﻢ
4. İstiğfâr: Onlar bağışlanma talep ederken Allah onlara azap edecek değildir. ﻭﻣﺎ ﻛﺎﻥ ﺍﻟﻠﻪ ﻣﻌﺬﺑﻬﻢ ﻭﻫﻢ ﻳﺴﺘﻐﻔﺮﻭﻥ

*Ey çok şey isteyen! Eğer bu şartları yerine getirirsen bu vaadlerin yerine geleceğini kesin olarak bil. Kendini hayırdan mahrûm bırakma! Allah’dan daha doğru sözlü kim vardır?

Vakitleriniz Allah’la hoş olsun!

Haz: Nail ÇAM

Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   
632 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Aktif Ziyaretçi13
Bugün Toplam1445
Toplam Ziyaret1266461
Anlık
Yarın
10° 13° 8°