• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/insanveislam.org/
  • https://twitter.com/insanuislam
  
MAKALELER
EĞİTİM SUNUMLARI
VAAZ ARŞİVİ
DİYANET FETVALARI

Abdurrahman AKBAŞ

Abdurrahman AKBAŞ
a.akbas25@hotmail.com
EN BÜYÜK MİRAS
05/01/2019

İnsan çalışır, çabalar, kazanır ama kazancının pek azını kendisi yer. Hak vâki' olup da dünya denen bu misafirhaneden göç vakti gelince, tükettiğinden belki kat kat fazlasını çocuklarına (vârislerine) bırakır ve gider. Bu kınanacak bir durum değildir elbette.. Hz. Peygamber (sav)'in buyurduğu üzere bir insanın çocuklarını zengin bırakması, onları başkalarına el açar vaziyette bırakmasından daha hayırlıdır. (Buhârî, Cenâiz, 37; Ebu Dâvut, Vesâyâ, 2) Fakat çocuklara maddi zenginlik bırakmak, onlar için başlıbaşına bir iyilik olmayabilir. Çocuklara bırakılanın onlar için hayır olması, onların nasıl bırakıldığına bağlıdır. Zenginlikten önce, gerçekte zenginliğin ve fakirliğin ne olduğunu idrak edecek çocuklar bırakmak gerekir.

İnsanın son yolculuğunda geride bırakacağı en değerli eserlerinden biri, hiç şüphesiz çocukları olacaktır. Nitekim kişinin amel defterinin kapanmasına mani olacak şey de mirastan ziyade vârislerdir. Bir ömürlük çabayla elde edilen malın, hayırsız vârislerin elinde bir gecede heba olabileceği gözardı edilmemelidir. Heba olmasa bile doyumsuz vârislerin nefsî arzularını tatmin yolunda har vurup harman savurmaları, kısa sürede, o mirası devam eden bir menfaat kaynağı olmaktan çıkaracaktır.

Konu insanın ihtiyaç ve arzularıysa, unutulmamalıdır ki bunun karşılığı, dünyanın bütün servetinden daha fazlasını gerektirecektir. İnsan, ihtiraslı bir varlıktır. Hep daha fazlasını ister. Hz. Peygamber (sav)'in ifadesiyle "İnsanoğlunun iki vadi dolusu malı olsa, bir üçüncüsünü de ister. İnsanoğlunun karnını topraktan başka bir şey doyurmaz..." (Buhari, Rikak, 10) Bu ihtiras karşısında, ancak emanet bilinci ve kanaat idraki gibi temel İslâmî değerlerle mücehhez kişiler galip gelebilir. Böyle değerlerden yoksun vârisler için dünyanın hiçbir zenginliği, miras olarak kifayet etmeyecektir. Dünya bir kanaat yurdudur. Mutmain olunacak yer cennettir. Ahiret yurdunun ebedîliği (sonsuzluğu) bunun içindir.

Bu nedenle ebeveynin önemli bir sorumluluğu, çocukları için maddi zenginlikle birlikte (hatta daha öncelikli olarak) tükenmez bir miras bırakmaya çalışmak olmalıdır. O mirasın ne olduğunu ise Hz. Peygamber (sav) şöyle ifade etmiştir: "Hiçbir baba (ebeveyn), çocuklarına güzel ahlaktan daha büyük bir miras bırakamaz." Bir başka hadis-i şerifinde "İslam, güzel ahlâktır" buyurması da en büyük mirasın İslam'ın ta kendisi olduğunu göstermektedir.. İslam ahlâkı, insanın çocuklarına bırakacağı en büyük mirastır.

Maddî olanın tükenecek olmasına karşın güzel ahlâk (İslam'ın hayat veren ilkeleri), işlendikçe artan ve bereketlenen bir mirastır. Aynı zamanda maddî zenginliğin de teminatı sayılır. Güzel ahlâklı vârislerin elindeki zenginliğin, mûrisin amel defterini iyilik bakımından zenginleştirmeye devam edecek olması da cabası. Nitekim İslam'ın hayat ölçüleriyle terbiye edilmiş (eğitilmiş/yetiştirilmiş) her çocuk, hem en büyük mirasın vârisi, hem de mûrisin emeğinin daimî meyvesi olmuş demektir. Güzel ahlâklı hiçbir çocuk, maddî servet içerisinde yüzen çocuklardan daha talihsiz sayılmaz. Esasen kuşandığı değerler bakımından onurlu ve şerefli bir hayata edep ve ahlâk fukarası zenginlerden daha yakındır. Çünkü ahlâklı bir insanın fakirliği, ahlâksız bir insanın zenginliğinden her halükârda daha iyidir.

Allah, bizleri en güzel mirasın vârisleri ve mûrisleri eylesin. Bizi ve çocuklarımızı fıtraten güzel kıldığı gibi ahlâken de güzel olanlardan eylesin..



1871 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ERDEMLİ HAYATIN SACAYAĞI ÜÇ ORGAN - 21/09/2019
İnsan bedeninde hayatî öneme sahip üç organ var ki bunlar, onun sadece yaşamasını değil, hayatının kalitesini de tayin eder. Birbirleriyle sıkı etkileşim içinde olan bu organlar, ancak birlikte sıhhatli olursa insanın sağlık ve izzetine vesile olur
EN BÜYÜK GÜVENCE - 19/06/2019
Çocukluğumuzun güvencesi insanlar vardı hayatımızda. Şimdi büyüdük ve güvencesi olduk çocuklarımızın. Ne var ki büyüse de bir güvence arıyor insan. Hem güven kadar neye ihtiyaç duyurulur ki?
KELİMELER ELE VERİR - 13/06/2019
Herhangi bir meramı anlatmak için kullanılan kelimelerin, muhatabı bilinçaltı gerçeklere ulaştıracak kodlar barındırdığı üzerinde bir tedebbür denemesi... Kelimelerimiz, kimliğimizdir.
ÇOCUKLARIMI NASIL TERBİYE ETMELİYİM? - 08/06/2019
Çocuk terbiyesi, günümüzde her ne kadar eğitim-öğretim (talim-terbiye) misyonuyla okullara (öğretmenlere) yüklenmiş gibi görünse de bu iş aslen ebeveynin görevidir. İşte "Ne olmalıyım?" sorusuna İslamî perspektiften birkaç cevap:
MAKSAT MUHABBET OLSUN - 29/11/2018
Maksat Muhabbet Olsun - İhlâsı Ararken..Önceki yazımızda ihlâsın, niyet ve maksatla alakalı bir niteleme olduğundan bahsetmiştik. Herhangi bir işte ihlâslı olmanın, "kulun maksadıyla Allah'ın maksadının örtüşmesi" anlamına geldiğini aktarmıştık.
İHLÂS, NİYET ve MAKSAD - 22/11/2018
İnsan, sorumluluklarını, yalnız Allah'ın hoşnutluğunu kazanma arzusuyla ve Allah emrettiği için yerine getirmelidir. Bu hâl, İslamî literatürde "ihlâs" kavramıyla ifade edilir ki ihlâs, kalpte temizlik, fikirde istikamet ve eylemde samimiyettir.
VASAT ÜMMET OLMA YOLUNDA HZ. PEYGAMBERİN ŞAHİTLİĞİ - 17/11/2018
Bakara Suresindeki bir ayette İslâm ümmetinin iki özelliğinden bahsedilir. Bu özelliklerden biri, "vasat ümmet" oluşu; diğeri ise, "insanlar üzerine şahit" oluşudur. İkinci özellik, ilkinin gerekçesi; ilki de ikincisinin öncülüdür.
SADAKAT, KİŞİYE DEĞİL, SÖZE BAĞLILIKTIR - 11/11/2018
Sadakat, ahde vefa demektir. Sözde karar ve kararda istikrardır. Yani kişiye, nesneye veya fikre değil, verilen söze bağlılıktır. Zira kişiler, nesneler ve fikirler zamanla değişebilir.
BASİRETLİ TESLİMİYET - 14/10/2018
Her okuduğumda dinimin visâkına hayranlığımı artıran ayetlerden biri, Yusuf Suresi'nin 108. ayetidir. 
 Devamı
Aktif Ziyaretçi35
Bugün Toplam2200
Toplam Ziyaret1514400