• https://www.facebook.com/insanveislam.org/
  • https://twitter.com/insanuislam
MAKALELER
VAAZ ARŞİVİ
DİYANET FETVALARI
Müberra AKTÜRK
muburuk@hotmail.com
HAYRI ÖĞÜTLEMEK
16/09/2020

Ne güzel der Yunus Emre;

Aşksızlara verme öğüt,
Öğüdünden alır değil,
Aşksız kişi hayvan olur,
Hayvan öğüt bilir değil.

Kara taşa su koyarsan,
Elli yıl ıslatır isen,
Hemen taş gene bayağı,
Hünerli taş olur değil.

Yunus olma cahillerden,
Irak kalma ehillerden,
Cahil ne var mü'min isen,
Cahillikten kalır değil.

İnsanoğlu öğüt almaya muhtaç olarak yaratılmıştır. Hiçbir şey bilmeyen insana kendisine lazım olacak bilgileri, ilmi, isimleri öğreten Allah'tır. Allah ilk insanı yarattığında ona bilmediklerini öğreterek onu hayata hazırlamıştır. İlk öğüt veren Allah, ilk öğüt alan Hz. Âdem olmuştur.
وَعَلَّمَ آدَمَ الأَسْمَاء كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى الْمَلاَئِكَةِ فَقَالَ أَنبِئُونِي بِأَسْمَاء هَؤُلاء إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ ﴿٣١﴾
قَالُواْ سُبْحَانَكَ لاَ عِلْمَ لَنَا إِلاَّ مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ ﴿٣٢﴾
قَالَ يَا آدَمُ أَنبِئْهُم بِأَسْمَآئِهِمْ فَلَمَّا أَنبَأَهُمْ بِأَسْمَآئِهِمْ قَالَ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ إِنِّي أَعْلَمُ غَيْبَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَأَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا كُنتُمْ تَكْتُمُونَ ﴿٣٣﴾
Allah, Hz. Âdem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin" dedi. Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin" dediler. Allah, şöyle dedi: "Ey Âdem! Onlara bunların isimlerini söyle." Âdem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da ben bilirim demedim mi?" dedi .

Öğüt, bir kimseye yapması ya da yapmaması gereken şeyler için söylenen söz, nasihat demektir. Nasihat kelimesi başkasının hata ve kusurunu gidermek için gösterilen çaba, iyiliği teşvik, kötülükten sakındırmak üzere verilen öğüt, başkasının faydasına ya da zararına olan hususlarda bir kimsenin onu aydınlatması ve bu yönde gösterdiği gayret manalarında kullanılmaktadır.

Allah cennet için yaratılan Âdem'in cennette huzurlu ve mutlu olması için gereken öğüdü vermiş ve onu başına gelebilecek olumsuzluklar için önceden uyarmıştır. Yani Allah Âdem'e öğüt vermiş ve öğüde uygun davranmazsa başına gelecekler hakkında onu bilgilendirmiştir.
وَيَا آدَمُ اسْكُنْ أَنتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ فَكُلاَ مِنْ حَيْثُ شِئْتُمَا وَلاَ تَقْرَبَا هَذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِمِينَ ﴿١٩﴾
"Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz."

Kur'an-ı Kerim'de nasihat, öğüt verme kelimesinin on iki ayette isim ve fiil şeklinde türevleri geçmektedir. Hadislerde ise hem nasihat kelimesi hem de türevleri sıkça kullanılmıştır. İslam âlimlerine göre öğüt vermek farz-ı kifayedir. Hz. Peygamber, müslümanın müslüman üzerindeki haklarından birinin de yüzüne karşı nasihatte bulunması veya gıyabında onun iyiliğini istemesi olduğunu belirtmiş, özellikle kendisine nasihat edilmesini isteyenin bu talebine karşılık verilmesini emretmiştir.

Peygamberimizin Hz. Ali'ye hitaben söylediği "Senin sayende Allah'ın bir kişiye doğru yolu nasip etmesi, üzerine güneşin doğduğu bütün şeylerden daha değerlidir" mealindeki hadisi öğüt verecek olan kişiler için adeta bir rehberdir.

İslam âlimleri nasihatin usul ve adabıyla ilgili bazı ilkeler benimsemişlerdir. İbn Hibban nasihatin bazen tepkiyle karşılanabileceğini söyleyerek yalnız kabule yatkın olan kişiye nasihatte bulunmayı öğütler. Esasen nasihate teşekkür etmeyene öğüt vermek çorak araziye tohum saçmak gibidir. Nasihati kabule yanaşmayan insanlar genellikle kendilerini beğenmiş kimselerdir. Atalarımız "nasihat tutmayanı musibet tutar" diyerek verilen nasihate uygun davranılması gerektiğini söylemişlerdir. Aksi takdirde başına muhakkak kötü bir durum gelecektir.

Ayrıca nasihat gizli yapılmalıdır. Usulüne uygun bir nasihat insanlar arasında sevgi, saygı ve dostluğu geliştirir, kardeşlik bağlarını güçlendirir. Nasihat edenin asıl görevi muhatabın iyiliği için çaba göstermektir. Mutlaka sonuç almak gibi bir görevi bulunmamaktadır. Bazen insanın başına gelen bir musibet bin nasihatten üstün olabilir.
Bazı öğütler evrenseldir. Bütün insanlara, toplumlara, kültürlere hitap eder. Mesela Mevlana Celaleddin yüzyıllar öncesinden verdiği öğüt ile günümüz insanına da ışık tutar yolunu aydınlatır. Şöyle der Mevlana;

Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.
Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.
Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.
Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.
Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
Hoşgörülülükte deniz gibi ol.
Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

Yaratıcı, insanın öğüde olan ihtiyacını bildiği için onu nasihatsiz bırakmamış bir rivayete göre yüz yirmi dört bin nasihatçi peygamber göndermiştir. Gönderilen bütün peygamberler "biz sizden bir ücret beklemiyoruz, bizim vazifemiz açık bir şekilde size öğüt vermektir" diyerek nasihati karşılıksız yaptıklarına dikkat çekmişlerdir.

Ayrıca Yaratıcı, peygamberlerin vefatından sonra insanların öğütsüz kalmaması için her türlü soru ve sorun karşısında başvuracakları rehber kitaplar göndermiştir. Kur'an-ı Kerim'in bir diğer adı da "öğüt"tür.
Hangi konuda kime verilirse verilsin öğüt veren kişinin muhatabını çok iyi tanıması ve ihtiyacına cevap verebilmesi önemlidir. Çocuklar ve gençlere öğüt verirken daha çok duygu ön planda olmalıdır. Sevgiye dayalı nasihat daha iyi dinlenir ve öğütler yerine getirilir. Atalarımız "Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır" sözü ile bu durumu ifade etmişlerdir. Kişi sevdiğini razı etmeye çalışır. Bir anne-baba, öğretmen, imam, vaiz çocuklara ve gençlere öğüt verirken kendisini sevdirebilmelidir.

Öğüt verirken, bir şeyler öğretirken Hz. Peygamberin "Kolaylaştırın, zorlaştırmayın, müjdeleyin, nefret ettirmeyin" hadisine uygun olarak hareket etmelidir. Aksi takdirde insanları kaybetmek çok kolaydır. Bazen bir söz, bir bakış, bir hareket o insanı ömür boyu kaybetmemize sebep olabilir. Asıl marifet çocukları, gençleri kısacası tüm insanları kazanabilmektir.

Ey dil ey dil niye bu rütbede pür-gamsın sen,
Gerçi vîrâne isen genc-i mutalsamsın sen
Secde-fermâ-yi melek zât-ı mükerremsin sen,
Bildiğin gibi değil cümleden akvemsin sen
Rûhsun nefha-i Cibrîl ile tev'emsin sen,
Sırr-ı Haksın mesel-i Îsî-i Meryemsin sen.
Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen,
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen. 

KAYNAKLAR
1. Bakara suresi 31.32.33.ayetler
2. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi Nasihat maddesi, s.408
3. A'raf suresi 19.ayet
4. Edebü'd dünya ve'd din, s.93
5. Prof.Dr. İsmail Cerrahoğlu, Tefsir Usulü, TDV yayınları, Ankara 2007,s.36
6. Buhari, İlim, 11
7. Şeyh Galip

 



393 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DEDEMİN ARDINDAN - 03/01/2020
Sabrı Eyyüb'ten, İffeti Yusuf'tan, hikmeti Lokman'dan öğrenen dedem, Allah için yaşayan, Allah dostu bir insandı.
ASR-I SAADET'TE SAADETLİ KADIN - 24/09/2019
Hedefimiz Rızayı İlahi, rehberimiz Kur'an, önderimiz Rasulullah, örneklerimiz Ashabı Kiram olursa mutlu insan, mutlu aile, mutlu toplum, mutlu insanlık oluruz.
HZ. PEYGAMBER VE KADINLARIN DİNİ EĞİTİMİ - 31/01/2019
HZ. PEYGAMBER VE KADINLARIN DİNİ EĞİTİMİ
BİŞNEV - 13/12/2018
Dinle! der Mevlana daha mesnevinin başında.
BİR TELEFON OLSAYDIM, EN AKILLISINDAN! - 26/10/2018
BİR TELEFON OLSAYDIM, EN AKILLISINDAN!
El Âlem Ne Der Değil el-Alîm Ne Der? - 26/10/2018
El Âlem Ne Der Değil el-Alîm Ne Der?
KUR'AN-I KERİM'DE ANNE BABA ÇOCUK İLİŞKİSİ - 26/10/2018
Yüce Allah Kur'an-ı Kerimde pek çok ayette değişik vesilelerle aile içi iletişimden bahsetmiş, çağlar öncesinden evrensel iletişim dersleri vermiştir
Üye Girişi
Aktif Ziyaretçi10
Bugün Toplam259
Toplam Ziyaret2596188
Anket
Sitemizde en fazla hangi tür yazılar ilginizi çekiyor?
EĞİTİM SUNUMLARI