• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/insanveislam.org/
  • https://plus.google.com/https://www.facebook.com/insanveislam.org//posts
  • https://twitter.com/insanuislam
                
MAKALELER
EĞİTİM ve SUNUM DOSYALARI
VAAZ ARŞİVİ KATEGORİLERİ

Zulüm ve Sonuçları

ZULÜM VE SONUÇLARI *


I- Konunun Planı

A- Zulüm kavramı ve mahiyeti

B- Adaletin zıddı olarak  zulüm ne anlama gelir

C- Kur’anın zulme bakışı

D- Hadislerde zulüm yasağı

E- Zulmün zararları

1- Zulmün birey ve toplum üzerindeki psikolojik zararları

2- Zulmün toplumsal zararları

F- Zulüm ve zalimden Korunma yolları

1- İslamda zulmün haram olduğunu unutmamak

2- Hiç kimsenin başka birine zulmetmeye hakkının olmadığını bilmek

3- Mü’minlerin  kardeş  olduğunu hatırdan çıkarmamak

4-  Allahın emir ve yasaklarına uymak

5- Yapılan zulmün dünya ve ahirette doğuracağı kötü sonuçları unutmamak

II- Konunun Açılımı ve işlenişi

Konuya zulüm kavramı ve topluma vereceği zararlar açıklanarak başlanır.Zulmün yasak olduğu ilgili ayet ve hadislere müracaat edilerek izah edilir.Zulmün ferdi ve toplumsal zararlarına dikkat çekilerek ayetlerden de örnekler verilerek zalimin sonunun ne denli kötü olacağına vurgu yapılır.Konuyla ilgili olarak Kur’an’da örnek verilen ve zulümleri sebebiyle helaka uğrayan geçmiş milletlerin akıbetlerine dikkat çekilmelidir. Zulmün çirkin bir davranış olduğu vurgulandıktan sonra zalimden korunma yolları anlatılır.


III- Konunun Özet Sunumu

Zulüm, hak yemek, eziyet, işkence ve baskı kullanmak, adaletsizlik yapmak, haddi  aşmak söz ve fiilde aşırı gitmek demektir.Aynı zamanda zulüm;Güçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, kıyım,  acımasızlık, haksızlık, eziyet ve  cefadır. Kur'ân'ın üzerinde en çok durduğu kavramlardan biri şüphesiz zulümdür. Aynı kökten gelen kelimelerle birlikte zulüm ve türevleri Kur'ân'da üç yüze yakın yerde geçmektedir.Alimler zulmü üç kısım halinde incelemişlerdir:

1- İnsanın Allah'a karşı işlediği zulüm, şirk ve küfürdür.Yüce Allah: "Şüphesiz ki, şirk büyük bir zulümdür" (Lokman, 31/13)buyurmuştur.

"İçlerinden zulmedenler, (söylediğimiz) sözü, kendilerine söylenmeyen bir sözle değiştirdiler. Biz de haksızlık ettiklerinden dolayı üzerlerine gökten bir azap gönderdik"

(A'raf,7/162).
2- İnsanlar arasındaki zulüm. Bu da, insanların kendi hemcinslerine karşı işledikleri suçlar, günahlar ve haksızlıklardır. Zaten zulüm denince ilk olarak akla insanların birbirlerine karşı olan hareketlerindeki yanlış, kötü ve zararlı davranışları zulüm olarak tanıtılmış, bunların işlenmemesi istenmiş ve işleyenler tenkit edilmiştir.

3- Zulmün bir çeşidi de, insanın kendi kendine zulmetmesidir.

 

IV- Konu İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Ayetler

 

وَلاَ تَحْسَبَنَّ اللّهَ غَافِلاً عَمَّا يَعْمَلُ الظَّالِمُونَ إِنَّمَا يُؤَخِّرُهُمْ لِيَوْمٍ تَشْخَصُ فِيهِ الأَبْصَارُ   مُهْطِعِينَ مُقْنِعِي رُءُوسِهِمْ لاَ يَرْتَدُّ إِلَيْهِمْ طَرْفُهُمْ وَأَفْئِدَتُهُمْ هَوَاء وَأَنذِرِ النَّاسَ يَوْمَ يَأْتِيهِمُ الْعَذَابُ فَيَقُولُ الَّذِينَ ظَلَمُواْ رَبَّنَا أَخِّرْنَا إِلَى أَجَلٍ قَرِيبٍ نُّجِبْ دَعْوَتَكَ وَنَتَّبِعِ الرُّسُلَ أَوَلَمْ تَكُونُواْ أَقْسَمْتُم مِّن قَبْلُ مَا لَكُم مِّن زَوَالٍ  وَسَكَنتُمْ فِي مَسَـاكِنِ الَّذِينَ ظَلَمُواْ أَنفُسَهُمْ وَتَبَيَّنَ لَكُمْ كَيْفَ فَعَلْنَا بِهِمْ وَضَرَبْنَالَكُمُ الأَمْثَالَ وَقَدْ مَكَرُواْ مَكْرَهُمْ وَعِندَ اللّهِ مَكْرُهُمْ وَإِن كَانَ مَكْرُهُمْ لِتَزُولَ مِنْهُ الْجِبَالُ  فَلاَ تَحْسَبَنَّ اللّهَ مُخْلِفَ وَعْدِهِ رُسُلَهُ إِنَّ اللّهَ عَزِيزٌذُو انْتِقَامٍ

 

“Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah onları ancak, gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor  O gün başlarını dikerek (çağırıldıkları yere doğru) koşarlar. Gözleri kendilerine bile dönmez, kalpleri de bomboştur. (Ey Muhammed!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zira o gün zalimler, “Ey Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele de senin çağrına uyalım ve peygamberlerin izinden gidelim” diyecekler. Onlara şöyle denilecek: “Daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?” “Kendilerine zulmedenlerin yerlerinde oturdunuz. Onlara ne yaptığımız ise size belli olmuştu. Size misaller de vermiştik.” Onlar gerçekten tuzaklarını kurmuşlardı. Tuzakları yüzünden dağlar yerinden oynayacak olsa bile, tuzakları Allah katındadır (Allah onu bilir). Sakın Allah’ın, peygamberlerine verdiği sözden cayacağını sanma! Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.”[1]  

 

إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ وَظَلَمُواْ لَمْ يَكُنِ اللّهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلا لِيَهْدِيَهُمْ طَرِيقاً إِلاَّ طَرِيقَ جَهَنَّمَ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدا وَكَانَ ذَلِكَ عَلَى اللّه يَسِيرا.

 

“Şüphesiz inkar edenler ve zulmedenler (var ya) Allah onları asla bağışlayacak ve doğru yola iletecek değildir. (Allah onları) ancak içinde ebedi kalacakları cehennemin yoluna iletir. Bu ise Allah’a çok kolaydır.”[2]



وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرَى عَلَى اللّهِ كَذِباً أَوْ كَذَّبَ بِآيَاتِهِ إِنَّهُ لاَ يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ

 وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَمِيعاً ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذِينَ أَشْرَكُواْ أَيْنَ شُرَكَآؤُكُم الَّذِينَ كُنتُمْ تَزْعُمُونَ.

“Kim Allah’a karşı yalan uydurandan, ya da onun âyetlerini yalanlayandan daha zalimdir? Şüphesiz ki, zalimler kurtuluşa eremez.” [3]

 

Konu ile ilgili faydalanılabilecek diğer ayetler ise şunlardır:  Bakara,2/124-258; Nisa,4/168-169; Maide,5/45; En’am, 6/21-129-135;Tevbe,9/109; Hud, 11/18-100-102; Yusuf,12/23; İbrahim, 14/27,45.

 

V- Konu İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Hadisler

 

وعن أبي إدْرىسِ الْخَوَْنِى عَنْ أبي ذَرٍّ رَضِيَ اللّه عَنْه قال: قَالَ رَسُولُ اللّهِ( ) فِيمَا يَرْوِى عَنْ ربِّهِ عَزَّ وَجَلَّ أنَّهُ قَالَ: يَا عِبَادِي إنِّي حَرَّمْتُ الظُّلْمَ عَلى نَفْسِي، وَجَعلْتُهُ بَيْنَكُمْ مُحَرَّماً، فلاََ تَظَالَمُوا.

 Ebu İdris el-Havlânî, Ebu Zerr (radıyallahu anh)'den anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), aziz ve celil olan Rabbinden naklen anlattığına göre, Rabb  Teala şöyle buyurmuştur:"Ey kullarım! Ben nefsime zulmü haram ettim, onu sizin aranızda da haram kıldım. Öyleyse birbirinize zulmetmeyin. !”[4]   

وعن أنس رَضِيَ اللّهُ عَنْه:  قال رَسولُ اللّه (ِﺹ ): انْصُرْ أخَاكَ ظَالِماً أوْ مَظْلُوماً. قِيلَ: أنْصُرُهُ إذَا كَانَ مَظْلُوماً، فَكَيْفَ أنْصُرُهُ ظَالِماً؟ قالَ: تَحْجُزُهُ عَنِ الظُّلْمِ، فإنَّ ذلِكَ نَصْرُهُأ                      .

 Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)  buyurdular ki: "Kardeşine zalim de olsa mazlum da olsa yardım et." "Mazlumsa yardım ederim, zâlime nasıl yardım ederim?" diye sorulmuştu."Onu zulümden alıkoyarsın, bu da ona yardımdır" buyurdu."[5]  

 

 وعن جابر بن عبداللّه ا‘نصاري رَضِيَ اللّهُ عَنهما قال: قَالَ رَسُولُ اللّهِ( ﺹ): أتَّقُوا الظُّلْمَ، فإنَّ الظُّلْمَ ظُلُمَاتٌ يَوْمَ الْقِيَامَةِ، وَاتَّقُوا الشُّحَّ فإنَّ الشُّحَّ أهْلَكَ مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ،

حَمَلَهُمْ عَلى أنْ سَفَكُوا دِمَاءَهُمْ وَاسْتَحَلُّوا مَحَارِمَهُمْ        

 Cabir İbnu Abdillah el-Ensarî (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:"Zulümden kaçının. Zira zulüm, kıyamet günü karanlıklar olacaktır. Cimrilikten de kaçının, zira cimrilik,  sizden öncekileri helak etmiş, onları birbirlerinin kanlarını dökmeye, haramlarını helal addetmeye sevketmiştir." [6]

 

 وعنﺃﺑﯽﻫﺮﻳﺮﺓ رَضِىَ اللّهُ عَنْه قال: قال رسولُ اللّهِ (ﺺ): ثََﻶثُ دَعَوَاتٍ

مُسْتَجَابَاتٌﻵ َشَكَّ في إجَابَتِهِنَّ: دَعْوَةُ المَظْلُومِ، وَدَعْوَةُ المُسَافِرِ، وَدَعْوَةُ الْوَالِد عَلى وَلَدِهِ

Yine Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) anlatıyor:"(Allah'ın kabul ettiği) üç müstecab dua vardır, bunların icâbete mazhariyetleri hususunda hiç bir şekk yoktur. Mazlumun duası, müsâfirin duası,  babanın evladına duası."  [7]   

Mazlumun yâni zulme uğrayanların dualarının makbuliyeti, onların Mü'min ve Müslüman olmaları şartına bağlı değildir. Başka rivayetlerde zulme uğrayan kimsenin fâcir (büyük günahı alenen işleyen) veya kâfir olmaları  hâlinde de dualarının makbul olduğu tasrih

edilmiştir.  

اِتَّقُوا دَعْوَةَ الْمَظْلُومِ وَاِنْ كَانَ كَافِراً فَإنَّهُ لَيْسَ دُونَهَا حِجَابٌ

“Mazlumun (bed)duâsından sakın. Çünkü mazlumun duası ile Allah arasında (kabule mâni olan) hiçbir perde/engel yoktur.”[1][8]  

 
V- Yararlanılabilecek Bazı Kaynaklar

Hadisler:  Müslim, İman 7, hadis no: 19, 1/150;  Ebû Dâvud, Zekât 5, hadis no: 1584; Tirmizî, Zekât 4, 625, Deavât 129, Hadis no: 3598, 5/578;   Buhâri, İman 4, 5, Rikak 26; Müslim, İman 64, 65;   Ebû Dâvud, Cihad 3;  Tirmizî, Kıyâme 53, İman 13;   Müslim, Birr ve’s-Sıla, 60, hds no: 2582;  Tirmizî, Sıfatu’l-Kıyâme 1, hds no: 2535;  Buhâri, K. Mezâlim ve’l-Gasb, 8, hadis no: 8;   Müslim, K. Birr ve’s-Sıla, 57, hadis no: 2579

          Şamil  İslam  Ansiklopedisi,  Zulüm Mad. Kur'an'da  zulüm kavramı,   Ahmet Doğan. 1984 ; Kitap ve sünnette zulüm kavramı,   Mustafa Meşhur ; çev. M. Ahmet Varol. İstanbul : Vahdet Kitap Kulübü, 1990;  Kur’an’a göre zulüm açısından Allah ve insan ,   İsmail Karagöz, İstanbul : Çelik Yayınevi, 1996.


* Not:  Bu vaaz projesi  Din  İşleri  Yüksek  Kurulu  Uzmanı   Medet  COŞKUN  tarafından hazırlanmıştır.

[1] İbrahim  42-47 

[2] Nisa, 4/168,169

[3] Enam 6/21)                      

[4] Müslim, Birr, 15, hds. no: (2577), (IV / 1994) 

[5] Buhârî, Mezâlim 4, (III, 98)                             

[6] Müslim, Birr 56, (2578),(III,1996)

[7] Tirmizî, Birr 7, (1905); (IV,314)

[8] Buhâri, Mezâlim 9, (III,204)



Aktif Ziyaretçi8
Bugün Toplam753
Toplam Ziyaret589438