• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/insanveislam.org/
  • https://plus.google.com/https://www.facebook.com/insanveislam.org//posts
  • https://twitter.com/insanuislam
                
MAKALELER
EĞİTİM ve SUNUM DOSYALARI
VAAZ ARŞİVİ KATEGORİLERİ

DHBT ve MBSTS Diyanet Yeterlilik TEST 36

Diyanet Yeterlilik Sınavına Hazırlık Soruları 36

1:) Hac kimlere farzdır?
 


1:)Cevap: Sağlık ve servet yönünden haccetme imkânına  sahip, hür, akıllı  ve  bulûğ  çağına  erişmiş Müslümanlara farzdır. Bu şartları taşıyan kişinin, imkân elde edince, geciktirmeden bu farzı yerine  getirmesi  gerekir.  Hayatında  bir  defa  hac yapmış olan Müslüman’ın bir daha haccetmesi gerekmez; ancak nafile olarak hac yapabilir.

2:)Eda şekli bakımından kaç çeşit hac vardır? 

2:)Cevap:Aynı hac mevsiminde, umresiz veya umre ile birlikte yapılması bakımından hac, ifrad, temet tu' ve kıran olmak üzere üç şekilde eda edilir.

3:)Ifrad haccı nasıl yapılır? 

3:) Cevap: Ifrad  haccı,  aynı  yılın  hac  mevsimi  içinde umre yapılmaksızın, eda edilen hacdır. Ifrad haccı yapmak isteyen kişi, hac mevsimi içinde Mekke’de bulunan bir kişi ise, bulunduğu yerde;  dışarıdan  gelenler  ise  mikat  mahallinde hac için ihrama girer. Arafat ve Müzdelife vakfelerini yapıp, bayram günü Akabe cemresine taş attıktan sonra tıra ş olarak ihramdan çıkabilir. Ifrad haccı yapan kimsenin kurban kesmesi gerekmez. Daha sonra, ziyaret tavafını ve hacla ilgili diğer görevleri de yerine getirir.

4:)Temettû' haccı nasıl yapılır? 

4:)Cevap:Temettu’  haccı,  aynı  yılın  hac  mevsiminde önce umre yapıp ihramdan çıktıktan sonra yeniden hac için ihrama girilerek yapılan hacdır. Temettu’ haccı yapmak isteyen kişi, mikat sınırında veya daha önce umreye niyet ederek ihrama girer, umre yaptıktan sonra ihramdan çıkar. Daha sonra zamanı gelince hac için ihrama girer. Haccını eda ettikten sonra ihramdan çıkar. Temettû' haccı yapanların şükür kurbanı kesmesi vaciptir.

5:)Kıran haccı nasıl yapılır? 

5:)Cevap:Kıran haccı, aynı yılın hac mevsiminde umre ve haccın ikisine birden niyet edilip ihrama girilerek yapılan hacdır. Kıran  haccı  yapmak  isteyen  ki şi,  mikat  sınırında veya daha önce umre ve haccın her ikisine birden niyet ederek ihrama girer. Umre yaptıktan sonra, ihramdan çıkmayıp, aynı ihramla haccı da eda eder, sonra ihramdan çıkar. Kıran haccı yapanlarınşükür kurbanı kesmesi vaciptir.


6:) Hac yerine fakirlere sadaka verilebilir mi? 

6:)Cevap:Kişi kendisine farz olan hac ibadetini yerine getirmekle   yükümlüdür;   fakirlere   sadaka   vermekle  bu  sorumluluktan  kurtulmaz.  Bu  itibarla hac yerine sadaka veren kişi hac ibadetini yerine getirmiş olmaz. Ancak bir defa hacca gidip farz olan haccını ifa eden ki şinin, nafile olarak hacca gitmek yerine, muhtaçlara sadaka vermesi daha uygundur.

7:) Vekâlet yoluyla hac yapılabilir mi?

7:)Cevap:Kendisine farz olan hac ibadetini yerine getirmeden sağlığı bu görevi yerine getiremeyecek kadar bozulan kişinin ücretini ödemek suretiyle birini yerine vekil gönderip hac yaptırması veya vasiyeti   üzerine   ölümünden   sonra   varislerinin kendisine bedel olarak hac yaptırmaları gerekir. Veda haccı esnasında Has'am kabilesinden genç bir  kadın  Hz.  Peygamber'e  (s.a.s.)  gelerek:  "Ya Rasulallâh!  Allâh'ın  hac  hususundaki  farz  emribabama çok yaşlı iken erişti. Deve üzerinde bile duracak halde değil. Onun yerine vekâleten hac edebilir  miyim?"  diye  sormuş,  bunun  üzerine Rasulullah (s.a.s.): "Evet! Vekâleten hac edebilirsin!" buyurmuştur (Buharî, Hac, 1; Müslim, Hac, 71). Üzerine  hac  farz  olan  kişinin,  yerine  vekil (bedel) gönderebilmesi için, bizzat haccı edâ etmekten âciz olması gerekir; aksi takdirde, kendi yerine başkasını hacca göndermesi câiz değildir.

8:) Ölü adına hac yapılabilir mi?

8:)Cevap: Üzerine hac farz olup da, bunu yerine getiremeden ölen kişi, vasiyet etmişse, vasiyetinin ye- rine  getirilmesi  gerekir.  Vasiyet  etmemişse,  varisleri isterlerse onun adına hac yapabilirler. Nitekim hacca gitmeyi adayan, fakat edâ edeme- den ölen bir kadının kardeşi, ne yapması gerek- tiğini   öğrenmek   amacıyla   Hz.   Peygamber'e(s.a.s.) geldiğinde, Hz. Peygamber, "ölen kardeşinin borcu olsaydı öder miydin?" diye sormuş, adam da, "evet ya Rasulallâh!" deyince, Allah Resulü (s.a.s.): "O halde Allah'a karşı olan borcunu da öde! Çünkü o ödenmeye daha lâyıktır." buyurmuştur (Nesâî, c. 5, s.147).

9:)Hacca gitmemiş bir kimse, başkasının yerine bedel olarak hacca gidebilir mi? 

9:)Cevap:Hacca bedel (vekil) gönderecek kimse, haccın  nasıl  yapılacağını  bilen  ve  hac  yapabilecek nitelikleri  taşıyan,  bulûğ  çağına  erişmiş,  akıllı, tercihen  daha  önce  hac  yapmış  Müslüman  bir kimseyi hac yapmak üzere vekil tayin eder. Bununla birlikte, daha önce hac yapmamış kişi de, vekil olarak hacca gönderilebilir. Ayrıca, ölü ya da hayatta olsun başkası adına nafile hac yapılarak sevabı bunlara bağı şlanabilir. Başkası adına yapılacak nafile hac için, vekilin ehil olması ve adına haccettiği kimse için niyet edip ihrama girmesi yeterlidir.

10:)Hacda kesilmesi gereken kurbanlar, harem dışında kesilebilir mi? 

10:) Cevap:Hac ve umre sırasında Harem’de kesilen kur- banlık hayvanlara ve Kâbe’ye ve Harem bölgesi- ne hediye olmak üzere kesilen kurbana hedy denir. Hedy kurbanları, vacip ve nafile olmak üzere ikiye ayrılır. Kıran veya Temettu’ haccı yapanların hedy kesmeleri ile ceza kurbanları, ihsar kurbanı ve harem bölgesinde kesilmesi adanan kurbanlar  vaciptir.  Hac  veya  umre  yapılırken,  bir yükümlülük bulunmadığı halde kesilen kurban- lar ise nafiledir. Hedy kurbanları, ister vacip, isterse nafile ol- sun, harem bölgesi içinde kesilir. Harem bölgesinde kesilmez ise, vacip olanların harem bölgesinde   yeniden   kesilmesi   gerekir.   Ancak   nafile olarak kesilenlerin yeniden kesilmesi gerekmez. Hacda bulunan kişilerin, hac kurbanı (hedy) dışında,   bayram   münasebetiyle   nafile   olarak kurban kesmek istemeleri halinde, bunu vekâlet yoluyla Türkiye’de kestirmeleri daha uygun olur.

11:)Kadınlar  yanlarında  mahremi  olmaksızın hacca gidebilirler mi? 

Yolculuğun her devirde kendine özgü sıkıntı ve tehlikeleri bulunmaktadır. Bu nedenle kadınların uzun yolculuklara yanlarında mahremleriyle  birlikte  çıkmaları  uygundur.Ancak  yanında refakat edecek bir mahremi bulunmayan kadın, şayet yol güvenliği varsa, tek başına yolculuk yapabilir. Hac,  uzun  bir  yolculuğu  gerektiren  meşakkatli bir ibadettir. Kadının tek ba şına bu yolculuğa  çıkması  bazı  olumsuz  sonuçlar  doğurabilir. Ancak, yanında mahremi olmayan kadınlar, güvenilir bir hac organizasyonuyla hacca gidebilirler.

12:)Hacda iken adet gören kadınlar ne yaparlar?

12:) Cevap:Adetliyken ihrama giren veya ihrama girdikten sonra adet görmeye başlayan kadınlar, tavafın dı şında haccın bütün menasikini yerine getirebilirler.  Ancak  tavaf  edemezler.  Bu  durumda olan  kadınlar  ifrad  haccına  niyet  ederler.  Daha önce kıran veya temettu' haccına niyet edip de, Arafat'a çıkma vaktine kadar umrelerini tamamlama  imkânı  bulamamış   iseler,  haclarını  ifrad haccı olarak tamamlamaya niyet ederler. Ziyaret tavafı  dışında  diğer  görevlerini  yerine  getirirler ve temizlendikten sonra ziyaret tavaşarını yaparlar. Ziyaret  tavafını  yaptıktan  sonra  adet  gören kadınlar, ülkelerine dönmeden önce, vacip olan veda  tavafını  yapacak  imkân  bulamazlarsa,  bu tavafı terk ederler. Bundan dolayı birşey gerekmez. Adetliyken ihrama girecek ve ihrama girdikten sonra adetleri bitmeden Arafat’a çıkmak durumunda  kalacak  hanımlar,  ihrama  girerken  ifrad haccına niyet etmelidirler.

13:)Adeti geciktirmek için hacda ilâç kullanmanın hükmü nedir?

13:)Cevap:Kadınların, bazı  yan  etkileri  bulunduğu  için adet geciktirici ilaçlar kullanmak yerine, ziyaret tavafı dı şında diğer görevlerini yerine getirip, temizlendikten sonra ziyaret tavaşarını yapmaları uygun olur. Ancak, temizleninceye kadar Mekke'de  kalma  imkanı  bulunmayanların,  bu  ilâcı kullanmalarında sakınca yoktur.

14:)Umre nedir, nasıl yapılır? 

14:)Cevap:Sözlükte ziyaret etmek anlamına gelen umre, dinî bir kavram olarak, belirli bir vakte bağlı olmaksızın usulüne göre ihrama girdikten sonra, tavaf ederek Kâbe’yi ziyaret etmek ve diğer bazı dinî  görevleri  yerine  getirmek  suretiyle  yapılan ibadettir. Arafe ve Kurban Bayramı günleri dışında senenin her zamanında yapılabilen bu ibadetin ömürde bir defa yapılması sünnet-i müekkededir. Bununla birlikte daha fazla da yapılabilir. Hz.  Peygamber,  “Umre,  kendisiyle  diğer  umre arasında  işlenilen  (küçük)  günahlara  kefarettir. Hacc-ı Mebrûr'un kar şılığı ise ancak cennettir.” buyurmuştur (Buharî, Umre, 1; Müslim, Hacc, 437). Umre için dışarıdan gelenlerin miket mahallerinde, Mekke’de bulunanların ise hill bölgesinde ihrama girmesi gerekir. Ihram umrenin şartlarındandır. Umre   yapmak   isteyen  kişi,  umre yapmaya niyet eder ve telbiye okuyarak ihrama girer. Bundan sonra Kâbe’yi tavaf edip Safâ ile Merve  arasında  sa’y  ettikten  sonra  tıraş  olarak ihramdan  çıkar.  Tavaf  umre’nin  rüknüdür;  sa’y ve tıraş olmak ise umrenin vacibidir.



Aktif Ziyaretçi16
Bugün Toplam579
Toplam Ziyaret739084