• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/insanveislam.org/
  • https://plus.google.com/https://www.facebook.com/insanveislam.org//posts
  • https://twitter.com/insanuislam
                     
MAKALELER
EĞİTİM ve SUNUM DOSYALARI
VAAZ ARŞİVİ KATEGORİLERİ

Rivâyet-Râvî

Rivâyet-Râvî



1. Râvî

“Hadis ilminin bir yarısı hadisin manasını kavramak, diğer yarısı ravileri tanımaktır.” Ali b. el-Medini

Râvî= bir haberi anlatan, nakleden kimse                          ravi
(Ruvât= çoğulu)
(Ravi) hadis terimi olarak: Hadisi senedi ile usulüne uygun olarak nakleden kimse.
Kendisinden hadis rivayet edilen, ravinin hadis aldığı hocasına ise „Şeyh“ denir.

Rivâyet edilen hadislerin SIHHAT’ı, herşeyden önce, hadisleri nakleden râvîlerin belirli özellikleri taşımasına bağlıdır.
Bir rivayetin kabul edilebilmesi için genel olarak ravide AKIL, ZABT, ADALET ve MÜSLÜMAN olma şartı aranır.
-Akıl, ravinin temyiz kudretine sahip olması;
-Zabt, ravinin hadisi duyma, anlama, ezberleme ve unutmadan koruyabilme özelliklerini taşıması;
-Adâlet, ise , ilahi emir ve yasaklara uyan, hak-hukuk gözeten, bir kişi olması demektir.

(Bu konuyu “Râvilerin temel vasıfları” yazısında daha geniş ele almış olacağız)

Belirlenen şartlardan herhangi birinin noksan olması, raviyi güvenilir olmaktan çıkarır. Bu durumda olan ravilerin rivayet ettikleri hadisler sahih olsalar dahi alınmaz, güvenilir olan diğer ravilerden alınır.
Ravilerden hadis kabulü ve reddi ile ilgili oluşturulan bu kaideler, hadis ilminin sağlam temeller üzerine bina edildiğini gösterir.
Bu hassas kaidelerin geliştirilmesindeki asıl maksat; hadisleri sağlam yollardan elde etmek ve aktarmaktır.

Hadis ilminde raviler, özellikleri ve yaşadıkları dönemlere göre sınıflandırılmış, derecelere ve tabakalara ayrılmışlardır. Bunun dışında adalet ve zapt yönünden denk olan raviler arasında tercih yaparken ravilerde bazı farklı özellikler aranmıştır. Örneğin, Ebu Hanife bu durumlarda ravinin fakih olmasını tercih sebebi olarak görmüştür.

2. Rivâyet – Mervî

Rivâyet= Bir haberi nakletmek, sulamak, taşımak                    rivayet

(Ravi-Ruvât; Mervi-Merviyyât)

Hadis ilminde bu gibi çokça kullanılan kavramlar „Rivayet“ kökünden gelir. Efendimize ait söz, fiil ve takrirleri aktarmaya rivayet, aktarılan habere ise mervi denir.

Rivayetu’l Hadis ifadesi ise hadislerin çeşitli yollarla aktarılması anlamında kullanılır. Nitekim rivayet kelimesi haber, sünnet manasında da sıkça kullanılmıştır.

Hemen belirtelim ki rivayet, özellikle hadis rivayeti bir anlamda arşivciliktir. Vesikaların aslına uygun şekilde her türlü tehlikeden uzak olarak muhafaza edilmesi ve sonraki nesillere aktarılması demektir. Bu anlamda hadisçiler de Rasulullah sallallahü aleyhi vesellemin ilmi arşiv uzmanlarıdır.

Rivayet ya „Lafzen“ ya da „Manen“ olur.
Lafzen rivayet, bir hadisin Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemden duyulduğu gibi aynı lafızlarla aktarılmasıdır. Sahabenin bir kısmının hadislerin lafzen rivayeti konusunda titiz davrandıkları bilinmektedir. Bunun sebebi anlam olarak rivayet edilmesi durumunda hadislerin zamanla ilk anlamlarından uzaklaşacağından endişe edilmesidir. Ancak lafzen rivayet edilmiş hadis sayısının çok az olmasından da anlaşılacağı gibi, hadislerin anlam olarak aktarılması pratikte şartların zorunlu kıldığı bir durumdur ve yaygın olarak uygulanmıştır.
Nitekim Rasulullahin; ezberledikleri hadisleri bir zaman sonra aynı lafızlarla hatırlamakta güçlük çektiklerini söyleyen sahabeye; haramı helal, helalı haram kılmamak şartıyla bu izni verdiği bilinmektedir.
Hatta Yahya b. Said el-Kettan’a mesele sorulunca: “Dünyada Allah’ın kitabından daha yüce hiçbir şey yoktur. Onda bile yedi kıraate müsaade olunmuştur. Binaenaleyh işi zorlaştırmayın.” cevabını vererek ma’nen rivayeti savunmuştur.

Hadisçiler yine de Rasulullaha saygılarından dolayı hadisleri anlam olarak aktarırken bazı ihtiyatı cümleler kullanmayı bir gelenek olarak benimsemişlerdir. Örneğin, bir hadis aktarılırken,

fîmâ kâl ev kemâ kâl

“Rasûlullâh bu şekilde ya da buna benzer buyurdu.”

anlamında; “Kâle Rasûlullâh fîmâ kâl ev kemâ kâl” gibi ifadeler kullanılmaktadır.

“Bizden bir hadis belleyip de bellediği gibi başkalarına ulaştıranın Allah yüzünü ağartsın.”
Tirmizi, Ilim 7

Not:
Bilgiler, İmam Hatip Liseleri “Hadis” ders kitabı ve Prof. Dr. İsmail Lütfi ÇAKAN hocaefendinin “Hadis Usûlü” kitabından derlenmiştir.


Kaynak: benatalislam.wordpress.com



 Yemen İçin Yardım
Aktif Ziyaretçi10
Bugün Toplam434
Toplam Ziyaret897688
Anlık
Yarın
10° 11° 8°