• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/insanveislam.org/
  • https://twitter.com/insanuislam
  
MAKALELER
EĞİTİM SUNUMLARI
VAAZ ARŞİVİ
DİYANET FETVALARI

Kürtaj yapmanın ve yaptırmanın dini hükmü nedir?

Kürtaj yapmanın ve yaptırmanın dini hükmü nedir?

 

İnsan hayatının korunması, İslâm dininin beş temel ilke ve amacından biri olduğu gibi insanın en şerefli varlık olduğu, insanın saygınlığı ve dokunulmazlığı da İslâm’ın ısrarla üzerinde durduğu ana fikirlerden biridir. İnsanın yaşama hakkı, erkek spermi ile kadın yumurtasının birleştiği ve döllenmenin başladığı andan itibaren Allah tarafından verilmiş temel bir hak olup artık bu safhadan itibaren anne baba da dâhil hiçbir kimsenin bu hakka müdahale etmesine izin verilmemiştir.

 

Âyet ve hadislerde yer alan genel prensipler ve özel hükümler, anne karnındaki ceninin dinen meşrû sayılan haklı bir gerekçe olmadan düşürülmesine, aldırılmasına ve gebeliğe son verilmesine müsaade etmez. “Çocuklarınızı yoksulluk korkusuyla öldürmeyin.” (En’âm 6/151; İsrâ 17/31) âyeti, Hz. Peygamber (s.a.s.)’in kasten çocuk düşürenin veya buna sebep olanın maddî tazminat ödemesine hükmetmesi (Buhârî, Diyât, 25-26), anne karnındaki çocuğun hayat hakkını da güvence altına almaktadır. Diğer taraftan Hz. Peygamber (s.a.s.)’in bu tavrı, söz konusu fiili, cinayet olarak değerlendirdiğini göstermektedir. Bu itibarla İslam, annenin hayatını doğrudan etkileyecek tıbbî bir zaruret bulunmadıkça anne karnındaki çocuğun düşürülmesini veya aldırılmasını kabul etmemektedir.

 

Cenine karşı bir cinayet işlenmesi halinde “gurre” denilen bir ceza-tazminat ödenir. Gurrenin miktarının, sünnetteki tatbikat örneğinden (Ebû Dâvûd, Diyât, 19; Tirmizî, Diyât, 15) yola çıkarak beş deve, -altın ve gümüşün o asırdaki değerine göre- 200, 5 gr. altın olduğu görülmektedir. Gurre ceninin mirası kabul edilir ve düşmesine sebep olan kimse hariç, vârisleri arasında paylaştırılır. Gurrenin ödenmesi için çocuk düşürmenin kasten veya hata ile olması, anne veya baba tarafından işlenmesi fark etmez.

 

Sonuç olarak denilebilir ki, gebeliği önleyici tedbirlere başvurarak doğumu kontrol altında bulundurmak, istenmeyen durumlarda gebeliğe engel olmak caiz ve mümkündür. Ancak gebelikten sonra, annenin hayati tehlikesi gibi haklı ve kesin bir zaruret olmaksızın, düşürmek veya kürtaj yolu ile aldırmak caiz değildir (Kâsânî, Bedâi’u’s-sanâî, VII, 325-327; Fetâvây-ı Hindiyye, VI, 34; İbn Âbidîn, Reddu’l-muhtâr, Riyad, 2003, X, 250 vd. ).

Aktif Ziyaretçi33
Bugün Toplam813
Toplam Ziyaret1541912