• https://www.facebook.com/insanveislam.org/
  • https://twitter.com/insanuislam
MAKALELER
VAAZ ARŞİVİ
DİYANET FETVALARI

Necran hristiyanları ile “mübâhele” (lanetleşme) nasıl olmuştur?

Necran hristiyanları ile “mübâhele” (lanetleşme) nasıl olmuştur?

 

Necran bölgesinde kalabalık bir Hristiyan topluluk oturuyordu. 9. hicrî yılda (630-

 

631)     Necranlı Hristiyanlar, Hz. Muhammed (s.a.s.)’in bir mektubunun kendilerine ulaşması üzerine heyet halinde Medine’ye geldiler. Hz. Peygamber (s.a.s.) bu mektubunda onları İslâm’a davet ediyor, şayet kabul etmezlerse cizye vermelerini, onu da kabul etmezlerse kendileriyle savaşılacağını bildiriyordu. Necranlı Hristiyanlar, bu mektup üzerine ondördü ileri gelenlerinden ve idarecilerinden olmak üzere altmış kişilik bir heyeti Medine’ye gönderdiler. Necran heyeti bir ikindi vakti Medine’ye gelerek Mescid-i Nebevî’ye girdiler. Hz. Peygamber (s.a.s.) Necran heyeti adına konuşan Ebû Hârise ile Abdulmesîh’i İslâm’a davet etti. Onlar “Biz senden önce Müslüman olduk” diye cevap verdiler. Hz. Peygamber (s.a.s.): “Yalan söylüyorsunuz. Sizi İslâmiyeti kabulden üç şey, domuz eti yemeniz, haç’a tapmanız ve Tanrı’nın oğlu bulunduğuna inanmanız alıkoymaktadır.” şeklinde karşılık verdi. Necranlılar “O halde Îsâ’nın babası kim?” diye sordular. Hz. Peygamber (s.a.s.) bu soruya vahyi beklemek niyetiyle cevap vermeyip sustu. Bu arada Hz. Îsâ’nın şahsiyeti ve Hristiyanlık hakkında bilgilerin yer aldığı Âl-i İmran Sûresi’nin başından itibaren seksenden fazla âyet nâzil oldu. Hz. Îsâ hakkındaki soruya bu sûrenin 59. âyetinde Hz. Îsâ’nın babasız dünyaya gelişine Hz.

 

Âdem’in yaratılışı örnek gösterilerek cevap verilmektedir. Hz. Peygamber (s.a.s.) Âl-i

 

İmrân Sûresinin 59-61. âyetlerini Necran heyeti mensuplarına okuduktan sonra onları mübaheleye (karşılıklı lanetleşmeye) davet ederek “Eğer size söylediklerimi inkâr ederseniz, geliniz sizinle mübahele edeceğim” dedi. Mübâhele ayetinin meali şöyledir: “Artık sana bu ilim geldikten sonra kim seninle onun hakkında münakaşa etmeye kalkarsa de ki: Geliniz oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım sonra can-u gönülden ibtihal ile dua edelim. Allah’ın lanetini yalancıların boynuna geçirelim.” (Âl-i İmran, 3/61) Hz. Peygamber (s.a.s.) yanına Hz. Fâtıma, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin, Hz. Ali’yi alarak Necranlı Hristiyanların karşısına çıktı ve kendilerini karşılıklı lanetleşmeye davet etti. Onun bu teklifi karşısında Necranlılar durumu aralarında görüşmek üzere müsaade istediler. Sonunda Hz. Muhammed (s.a.s.)’in Peygamber olduğunu bildiklerinden mübahele yapmamaya karar verdiler. Kendi dinlerinde kalmak istediklerini ve cizye vermeye razı olduklarını bildirdiler. Hz. Peygamber (s.a.s.)’in bu teklifi kabul etmesi üzerine, bin tanesi Receb, diğer bini de Safer ayında olmak üzere yılda iki bin kat elbise vermeleri şartıyla bir antlaşma kaleme alındı.

Üye Girişi
Aktif Ziyaretçi13
Bugün Toplam105
Toplam Ziyaret2716951
HADİSLERLE İSLAM DİB
EĞİTİM SUNUMLARI