• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/insanveislam.org/
  • https://twitter.com/insanuislam
  
MAKALELER
EĞİTİM SUNUMLARI
VAAZ ARŞİVİ
DİYANET FETVALARI

İntihar Büyük Günahtır

İNTİHAR BÜYÜK GÜNAHTIR

 

I.Konunun planı

 

A) İntihar kavramı

B) İntihar ecel ilişkisi

C) İntihar Kader bağlantısı

D) Kuranda intihara bakış

E) Hadislerde intiharın yer alışı

F) İntiharın fıkhi hükmü

G) İntiharın ahiret yönü

H) Diğer Dinlerin intihara bakışı

I) Düşman tecavüzu ve işkencesine maruz kalan veya hastalıktan acı çekenin ilaçla intiharı

J) İntihar edenin tevbesi kabul olur mu?

K) İntiharın sosyolojik ve psikolojik zararları

 

II. Konunun Açılımı ve İşlenişi

İntihar kavramı ve çeşitleri izah edilerek vaaza başlanır. Sonra intihar, ecel ve kader ilişkileri üzerinde durulur. Kuran ve hadislerde geçen intiharla ilgili hususlar açıklanmaya çalışılır. İntiharın fıkhı hükmü iman ilişkisi üzerinde durulur. Diğer dinlerin intihara bakışından bahsedilir. Zaruri durumlarda intihar edilebilir mi? Acı çeken insanın hayatına son verip veremeyeceği hususu anlatıldıktan sonra İntiharın sosyolojik ve psikolojik zararları ifade edilir.

III. Konunun Özet Sunumu

Genel anlamda insan öldürmek büyük günahların en büyüklerindendir. Bir insanı haksız yere öldüren bütün insanları öldürmüş gibidir. Ayrıca bir insanı ölümden kurtarıp hayata döndüren de bütün insanları hayata döndürmüş gibidir. Zira insan kıymetli bir varlıktır. Bu varlığın canını, malını ve namusunu islam korumaya almıştır ve bu üç şeyine dokunmayı haram etmiştir.

Müslüman hiçbir şekilde başkasını öldüremez. Hatta, içine korku salacağından dolayı şakadan bile olsa, silahını bir müslümana doğru çeviremez. Kur’an-ı Kerimde, rahman olan Allah’ın kullarının özellikleri anlatılırken Allah’ın haram kıldığı nefsi haksız yere öldürmezler, denmekte bunları yapanların, günahının cezasına kavuşacağı belirtilmektedir. Haklı öldürmeni dışında hiçbir şekilde hayatı sona erdirmenin mümkün olamayacağı ayette vurgulanmıştır. Ayrıca, bir mü’mini kasden öldürmenin cezasının ebedi cehennem olduğu ifade edilmiştir. Kıymetli bir varlık olması itibariyle insanın varlığını hedef alan saldırıların hem dünya hem de ahiret cezası bu ölçüde büyük olacağı bildirilmektedir. 

Dinimiz, insanın kendi kendisini öldürmesini, başkasını öldürmesinden daha vahim ve daha büyük bir günah saymıştır. İnsanın canı kendisine emanettir. Hiç kimse kendi canının sahibi değildir. Hiç kimse kendisi üzerinde dilediği şekilde tasarruf etmeye yetkili de değildir. Bütün semavî dinlerin günümüze kadar taşıdığı ortak özelliklerinden birisi canı korumaktır. Bu, insan oğluna yüklenen önemli bir sorumluluktur. İnançlı insanlar bu sorumluluğun idraki içinde olduğu içindir ki en ağır hayat şartları karşısında bile böyle bir yola baş-vurmamışlardır ve de vurmazlar. Çünkü inançlı olan kimseler canı korumanın imanın gereği olduğuna inanmışlardır.


IV. Konu İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Ayetler

             يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَأْكُلُواْ أَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ إِلاَّ أَن تَكُونَ تِجَارَةً عَن

تَرَاضٍ مِّنكُمْ وَلاَ تَقْتُلُواْ أَنفُسَكُمْ إِنَّ اللّهَ كَانَ بِكُمْ رَحِيمًا               

 

Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizi helak etmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir. [1]

 

  وَمَن يَفْعَلْ ذَلِكَ عُدْوَانًا وَظُلْمًا فَسَوْفَ نُصْلِيهِ نَارًا وَكَانَ ذَلِكَ عَلَى اللّهِ يَسِيرًا

 

Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız. Bu, Allah’a pek kolaydır.[2]

 

وَمَن يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُّتَعَمِّدًا فَجَزَآؤُهُ جَهَنَّمُ خَالِدًا فِيهَا وَغَضِبَ اللّهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُ وَأَعَدَّ لَهُ عَذَابًا عَظِيمًا

 

Kim de bir mü’mini kasden öldürürse, onun cezası, içinde devamlı kalmak üzere, cehennemdir. Allah ona gazab etmiş, lânet etmiş ve büyük bir azab hazırlamıştır.[3] 

 

V. Konu İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Hadisler

 

عن أبِى هريرة رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: قَالَ رَسولُ اللّهِ: مَنْ تَردّى مِنْ جَبَلٍ فقَتَلَ نَفْسَهُ فَهُوَ في نَارِ جَهَنّمَ يَتَرَدّى فيهَا خَالِداً مُخَلّداً فيهَا أبَداً، وَمَنْ تَحَسّى سُمّا فَقَتَلَ نَفْسَهُ فَسُمُّهُ في يَدِهِ يَتَحَسّاهُ في نَارِ جَهَنّمَ خَالِداً مُخَلّداً فيهَا أبَداً، وَمَنْ قَتَلَ نَفْسَهُ بِحَدِيدَةٍ، فَحَدِيدَتُهُ في يَدِهِ يتَوَجّأُ بِهَا في بَطْنِهِ في نَارِ جَهَنّمَ خَالِداً مُخَلّداً فيهَا أبَداً.

 

Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:"Kim kendisini dağdan atarak intihar ederse o cehennemlik olur. Orada ebedî olarak  kendini dağdan atar. Kim zehir içerek intihar ederse, cehennem ateşinin içinde elinde zehir olduğu halde ebedî olarak ondan içer. Kim de kendisine demir saplayarak intihar ederse, cehennemde ebedî olarak o demiri karnına saplar."[4]

 

وعن أبي قلابة أن ثابت بن الضحاك رَضِيَ اللّهُ عَنه قال: قَالَ رَسُولُ اللّهِ: مَنْ حَلَفَ عَلى يَمِينٍ بِمِلَّةٍ غَيْرِ ا“سَْمِ كَاذِباً مُتَعَمِّداً فَهُوَ كَمَا قَالَ، وَمَنْ قَتَلَ نَفْسَهُ بِشَىْءٍ عُذِّبَ بِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ، وَلَيْسَ عَلى رَجُلٍ نَذْرٌ فِيمَا َ يَمْلِكُ، وَلَعْنُ الْمُؤْمِنِ كَقَتْلِهِ، وَمَنْ رَمَى مُوْمِناً بِكُفْرٍ فَهُوَ كَقْتِلِهِ، وَمَنْ ذَبَحَ نَفْسَهُ بِشَىْءٍ ذُبِحَ بِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ، وَمَنِ ادَّعى دَعْوَةً كَاذِبَةً لِيَسْتَكْثِرَ بِهَا لَمْ يَزِدْهُ اللّهُ إَّ قِلَّةً

 

 Ebu Kılâbe merhum anlatıyor: "Sabit İbnu Dahhâk radıyallahu anh anlatmıştı: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:"Kim, bile bile, yalan yere İslâm'dan başka bir din ile yemin ederse, bu kimse dediği gibidir. Kim kendisini bir şeyle öldürüp (intihar ederse) kıyamet günü o şeyle azab verilir. Kişinin gücü dışında olan bir şey üzerine yaptığı nezir muteber değildir. Mü'mine lanet etmek onu öldürmek gibidir. Bir mü'mine küfür nisbet etmek onu öldürmek gibidir. Kim kendisini bir şeyle keserse kıyamet günü onunla kesilir. Kim malını çok göstermek için yalan bir iddiada bulunursa, Allah onun azlığını artırır."[5]

 

IV. Yararlanabilecek Bazı Kaynaklar

 

Kurtubi, el-Cami, I, 401-402; 156, 269-70

İbn Teymiye, Mecmu’u el-Fetava, XXIV, 289-290

Zehebi, el-Kebair, s.134-135

Abdulkadir Udeh, et-Teşri’ul cinaiye el-İslamişyye, Kahire, 1977, s.446-447

Ali Kaya, “İslam Hukukuna göre Ötenazi” UÜ İlahiyat Fakültesi Dergisi, VI, Bursa, 1994, s.1333-146

Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kuran Dili, I, 354-356; II, 282-288.

İslam Ansiklopedisi, “intihar” XXII, s.351-353, Türkiye Diyanet Vakfı, İstanbul, 2000,



Ercan ESER

Kurul Uzmanı



[1] Nisa, 4/29

[2] Nisa, 4/30

[3] Nisa, 4/  93

[4] Buhârî, Tıbb 56, III, 32; Müslim, İman 175,  I, 103-104; Tirmizî, Tıbb 7,  IV, 386.

[5] Buhârî, Eymân 7, VII, 223.

Aktif Ziyaretçi20
Bugün Toplam1343
Toplam Ziyaret1640782