• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/insanveislam.org/
  • https://plus.google.com/https://www.facebook.com/insanveislam.org//posts
  • https://twitter.com/insanuislam
                
MAKALELER
EĞİTİM ve SUNUM DOSYALARI
VAAZ ARŞİVİ KATEGORİLERİ

Korku ve Ümit Arasında Yaşamak-2

KORKU VE ÜMİT ARASINDA YAŞAMAK

 

1.Konunun Planı

A-    Korku Ve Ümit Kavramı

B-    Korku ve Ümidin  Şekli

C-    Kur’an’ın Korku ve Ümide Bakışı

D-    Hadislerde Korku ve Ümit Kavramı

E-     Korku ve Ümit Kavramının Hayatımızdaki Yeri

F-     Korku ve Ümit Kavramının Elde Edilişi

G-    Ümit ve Korku Kavramının Sahası

a. Ümit ve korku anlayışıyla kulluk bilincini geliştirmek.

b. Ümit, temenni ve gurur kavramlarının açıklanması.

c. Ümit sahibi olabilmek için kulluk görevlerini yerine getirmek.

d. Korku kavramının sahası. Korku, ürkeklik ve ye’s.

e. Allah’tan korkmanın dereceleri

f. Korku ve ümit dengesi. Ümitsizliğe düşmenin hoş telakki edilmeyişi.

g. Allah’tan korkmak ilimle olur.

h. Ümidi elde etmenin yolları.

i.  Korku ve ümit sahibi olarak yaşamak

 

II. Konunun açılışı ve işlenişi:

 

            Konuya korku ve ümit kavramları açıklanarak başlanır, devamla  bu kavramların hayatımızdaki yerine işaret edilir. Daha sonra ilgili ayet ve hadislerle kişilerdeki korku ve ümidin yeri ve nasıl olması gerektiği üzerinde durulur. Bununla ilgili olarak, müminin hayatında dengeli bir korku ve ümit anlayışına sahip olmasının önemi ve bunları elde etmenin yolları izah edilir. Daha sonraki bölümlerde de, dinimizdeki korku ve ümit kavramlarının yaşantımızı dengeli bir şekilde sürdürmemize katkıları  anlatılarak, bu anlayışla hayat sürdürmemizin dünyevi ve uhrevi kazanımları da izah edilir.

 

III. Konunun özet sunumu:

 

            Korku ve ümit, mü’minin Allah karşısındaki ruhi durumunu belirleyen ve davranışlarını etkileyen iki duygudur. Allah’tan korkmayı ve ondan ümit var olmayı ifade eder. Genel anlamda korku, insanın başına gelmesini istemediği bir şeye karşı duyduğu endişeyi, ümit ise, elde edilmek istenen bir şeye karşı kalbin ilgisi ve duyarlılığıdır.

            Mü’minler yaşantılarında Allah’tan korkmakta oldukları kadar ümit kesmemekle de yükümlüdürler. Kur’anda yer alan Allah korkusu, insanı ümitsizliğe ve neticede pasifliğe sevk etmez. Bunun aksine insanı korkunun nedenlerini ortadan kaldıracak tutum ve davranışlara yönlendirir, Allah’ın gazabına, cehenneme girmeye sebep olacak davranış ve yaşayışlardan inananları sakındırır. Bu kontrolle insan Allah’ın emirlerine uymaya, meşru ve güzel bir yaşantıya yönlendirilir. Aynı zamanda Kur’an , insanların her durumda ümit içinde olmasını da ister. Bunun yanında  ümit sahibi olmanın yollarını gösterir, bunun için kulluk görevlerinin tam olarak yerine getirilmesine de işaret eder. Zira ümitsizlik insanı kendini düzeltme ve arındırma çabalarından yoksun bırakır.

  Dinimizdeki korku ve ümit kavramı, birbirini dengeleyen ve tamamlayan, mü’mini olgunlaştıran , o’nu mutluluğa ulaştıran iki niteliktir. Bu nedenle Kur’an’ı-Kerim olgun mü’minleri bu iki hasletle birlikte anar.

 

III. Konu işlenirken başvurulabilecek bazı ayetler:

 

تَتَجَافَى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفاً وَطَمَعاً وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنفِقُونَ.

 

Onlar, korkarak ve ümid ederek Rablerine ibadet etmek için yataklarından kalkarlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de Allah için harcarlar.[1]  


يَا بَنِيَّ اذْهَبُواْ فَتَحَسَّسُواْ مِن يُوسُفَ وَأَخِيهِ وَلاَ تَيْأَسُواْ مِن رَّوْحِ اللّهِ إِنَّهُ لاَ يَيْأَسُ مِن رَّوْحِ اللّهِ إِلاَّ الْقَوْمُ الْكَافِرُونَ.

 

        “Ey oğullarım! Gidin Yûsuf’u ve kardeşini araştırın. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.” [2].


Konu ile ilgili faydalanılabilecek diğer ayetler ise şunlardır;

 

A’raf, 7/56,99,    Bakara, 2/218,  Hadid, 57/28,  Al’i-imran, 3/28,175,  Fatır, 35/28, Maide, 5/57,  En’am, 6/147,   




IV. Konu İşlenirken Başvurulacak Bazı Hadisler:

وعن أنس رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: قَالَ رَسُولُ اللّهِ ﺺ : يَقُولُ اللّهُ تَعالى: يَا ابنَ آدَمَ، إنَّكَ مَا دَعَوْتَنِي وَرَجَوْتَنِي غَفَرْتُ لَكَ عَلى مَا كَانَ مِنْكَ وََﻻ أُبَالِي، يَا ابنَ آدَمَ لَوْ بَلَغَتْ ذُنُوبُكَ عَنَانَ السَّمَاءِ ثُمَّ اسْتَغْفَرْتَنِي غَفَرْتُ لَكَ يَاابْنَ آدَمَ إنَّكَ لَوْ أتَيْتَنِي بِقُرَابِ اﻷرْضِ خَطَايَا ثُمَّ لَقَيْتَنِي َﻻ تُشْرِكُ بِي شَيْئاًﻷ َتَيْتُكَ بِقُرَابِهَا مَغْفِرَةً.

 

            Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allah Teâlâ Hazretleri diyor ki: "Ey âdemoğlu! Sen bana dua edip, (affımı) ümid ettikçe ben senden her ne sâdır olsa, aldırmam, ben seni affederim. Ey âdemoğlu! Senin günahın semanın bulutları  kadar bile olsa, sonra bana dönüp istiğfar etsen, çok oluşuna bakmam, seni affederim. Ey âdemoğlu! Bana arz dolusu hata ile gelsen, sonunda hiç bir şirk koşmaksızın bana kavuşursan, seni arz dolusu mağfiretimle karşılarım." [3] 

 

وَعَنْ أبى هريرة رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال:قال رسولُ اللّهِ : لَوْ يَعْلَمُ المُؤمِنُ مَا عِنْدَ اللّهِ مِنَ الْعُقُوبَةِ مَا طَمِعَ بِجَنَّتِهِ، وَلَوْ يَعْلَمُ الكَافِرُ مَا عِنْدَاللّهِ مِنَ الرَّحْمَةِ لمَا قَنَطَ مِنْ جَنَّتِهِ.

 

Hz. Ebu Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Mü'min, Allah indindeki ukubeti bilseydi, cennetten ümidini keserdi. Eğer kâfir Allah'ın rahmetini bilse idi, cennetten ümidini kesmezdi." [4]

 

وعن أنس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: دَخَلَ رَسُولُ اللّهِ ﺺ عَلى شابٍّ وَهُوَ في المَوْتِ، فقَالَ: كَيْفَ تَجِدُكَ؟ فقالَ: أرْجُو اللّهَ تَعالى يَارسُولَ اللّهِ وَأخَافُ ذُنُوبِى. فقَالَ ﺺ: مَا اجْتَمْعَا في قَلْبِ عَبْدٍ في مِثْلِ هذَا المَوْطِنِ إَّ أعْطَاهُ اللّهُ مَا يَرْجُو، وَآمَنَهُ مِمَّا يَخَافُ.

 

            Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ölmek üzere olan bir gencin yanına girmişti. Hemen sordu:"Kendini nasıl buluyorsun?""Ey Allah'ın Resûlü, Allah'tan ümidim var, ancak günahlarımdan korkuyorum" diye cevap verdi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) da şu açıklamayı yaptı: "Bu durumda olan bir kulun kalbinde (ümit ve korku) birleşti mi Allah o kulun ümid ettiği şeyi mutlak verir ve korktuğu şeyden de onu  emin kılar."[5]

 

ﻋﻦ سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ يَقُولُ: سَمِعْتُ رَسُولَ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: إنَّ اللّهَ لَيَسْألُ الْعَبْدَ

يَوْمَ الْقِيَامَةِ حَتَّى يَقُولُ: مَا مَنَعَكَ إذْ رَأيْتَ الْمُنْكَرَ أنْ تُنْكِرَهُ؟ فإِذَا لَقَّنَ اللّهُ عَبْداً حُجَّتَهُ قَالَ يَا رَبِّ! رَجَوْتُكَ وَفَرِقْتُ مِنَ النَّاسِ.

 

Ebu Sa'îd radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Allah Teâla hazretleri, Kıyamet günü kulu mutlaka hesaba çeker. Hatta şunu da söyler: "Münkeri gördüğün zaman onu tatbik etmene mani olan şey ne idi?" Eğer Allah Teâla hazretleri kula hüccetini söylemeyi telkin ederse kul şöyle der: "Ey Rabbim! Ben senin rahmetini umdum ve insanlardan korktum (ve dinin reddettiği münkerlere müdahaleyi bu sebeple terkettim)."[6]

 

VI- Yararlanılabilecek Bazı Kaynaklar:

 

Buhari, Sahih, Rikak,81/29. ( V/186 ) Müslim, Sahih, Tövbe,49/ 29.( III,2112 ) Tirmizi,Sünen, zühd,37/9.( IV,556 )

Riyazu’s-Salihin Terc. III,145. M.Yaşar Kandemir ve diğerleri.

Kütübü’s-Sitte Tercümesi ve Şerhi, 6/351-3562 İ.Canan.

Kimyay’ı-Saadet, İ.Gazali, Terc. A.F. Meyan, 637-658. İstanbul, 1973.  

Şamil İslam Ansiklopedisi, Korku ve Ümit Mad.

Diyanet İslam Ansiklopedisi, Havf mad.

İhya’u-Ulumi’d-din ,İ.Gazali,  Terc. A. Serdaroğlu, IV,125, Bedir Yayınevi, İstanbul,1975

 

M.Şemsettin ÜNAL Kurul Uzmanı

 


[1] Secde, 32/16.

[2] Yusuf, 12/87.

[3] Tirmizi, Sünen, Daavat, 49, V, 548.

[4] Müslim, Sahih, Tevbe, 49, III, 2109.

[5] Tirmizi, Sünen, Cenaiz, 8, III, 311; İbn Mace, Sünen, Zühd, 37, II, 1429.

[6] İbn Mace, Sünen, Fiten, 36, II, 1332.



Aktif Ziyaretçi17
Bugün Toplam825
Toplam Ziyaret739330