• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/insanveislam.org/
  • https://plus.google.com/https://www.facebook.com/insanveislam.org//posts
  • https://twitter.com/insanuislam
                
MAKALELER
EĞİTİM ve SUNUM DOSYALARI
VAAZ ARŞİVİ KATEGORİLERİ

İhsanı Nasıl Okumalıyız?

İHSANI NASIL OKUMALIYIZ?


İhsan, Kur'an-ı Kerim'de iki yüze yakın yerde geçmektedir. Üç farklı anlamda kullanılır:
1. Bir şeyi iyi ve güzel yapmak
2. İyi, doğru, güzel ve faydalı davranışta bulunmak
3. İyilik etmek, ikramda bulunmaktır.

İNSAN İHSANI MODEL ALMALIDIR.

وَابْتَغِ ف۪يمَٓا اٰتٰيكَ اللّٰهُ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ وَلَا تَنْسَ نَص۪يبَكَ مِنَ الدُّنْيَا وَاَحْسِنْ كَمَٓا اَحْسَنَ اللّٰهُ اِلَيْكَ وَلَا تَبْغِ الْفَسَادَ فِي الْاَرْضِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِد۪ينَ
"Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez." Kasas: 77

Mesele, insaniyet çizgisinde salimen yürüyebilmektir. mesele sratımüstekimden sapmamaktır. Mesele Hz. Peygamber (sav)'in izini sürebilmektir. insana yaaraşan budur. Müslümanın birinci meselesi bu olmalıdır. Bunu gerçekleştirmenin yollarından biri de "ihsan" azığına tutunmaktır. Allahın ihsan ettiği gibi ihsan edebilmek insanı yücelten bir şeydir. allahın alemle kurduğu ilişki biçimi ihsan üzere olduğu gibi insanın kendi dışındakilerle kuracağı ilişki biçimi de ihsan üzere olmalıdır. İhsan, karşılıksız vericilik üzerinden okunmalıdır. 

Öyle ise gelin önce Allah'ın kullarına ihsanı nedir? İhsanın boyutları nelerdir? İhsanın uygulama alanları nelerdir? Sorularına cevap oluşturalım. Sonrada sohbetimizi bu çerçevede sonuçlandıralım.


ALLAH ALEM İLİŞKİSİNDE ÜÇ MERHALE


1.Onun Yaratması İhsandır.

اَللّٰهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَك۪يلٌ
"Allah her şeyin yaratıcısıdır. O, her şeye vekîldir." Zümer, 62.
خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ بِالْحَقِّ وَصَوَّرَكُمْ فَأَحْسَنَ صُوَرَكُمْ وَإِلَيْهِ الْمَصِيرُ:
"Gökleri ve yeri yerli yerince yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır." Tegabün, 3.

2.Onun Fıtri Olarak Donatması İhsandır.

وَنَفْسٍ وَمَا سَوّٰيهَاۙۖ فَاَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوٰيهَاۙۖ قَدْ اَفْلَحَ مَنْ زَكّٰيهَاۙۖ وَقَدْ خَابَ مَنْ دَسّٰيهَاۜ
"Nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir." Şems, 6-9.

اَلَمْ نَجْعَلْ لَهُ عَيْنَيْنِۙ وَلِسَاناً وَشَفَتَيْنِۙ وَهَدَيْنَاهُ النَّجْدَيْنِۚ
"Biz ona iki göz, bir dil ve iki dudak vermedik mi? Ona iki yolu (doğru ve eğriyi) göstermedik mi?" Beled:8-10

3.Onun Talepleri Karşılaması İhsandır.

يَسْـَٔلُهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ ف۪ي شَأْنٍۚ
"Göklerde ve yerde bulunan herkes, O'ndan ister. O, her an yaratma halindedir." Rahman:29
İstenilen ve her istenileni yegane verme kudretinde olan yalnız Allah'tır.

وَآتَاكُم مِّن كُلِّ مَا سَأَلْتُمُوهُ وَإِن تَعُدُّواْ نِعْمَتَ اللّهِ لاَ تُحْصُوهَا إِنَّ الإِنسَانَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ:
"O, İstediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız, sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür." İbrahim, 34.
وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَنِي آدَمَ وَحَمَلْنَاهُمْ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَرَزَقْنَاهُم مِّنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلَىكَثِيرٍ مِّمَّنْ خَلَقْنَا تَفْضِيلاً:
"And olsun biz Âdemoğlunu şerefli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Onları güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık." İsra, 70.
مَا عِنْدَكُمْ يَنْفَدُ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ بَاقٍۜ وَلَنَجْزِيَنَّ الَّذ۪ينَ صَبَرُٓوا اَجْرَهُمْ بِاَحْسَنِ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ 
"Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükâfatlarını vereceğiz." 
مَنْ عَمِلَ صَالِحاً مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَنُحْيِيَنَّهُ حَيٰوةً طَيِّبَةًۚ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ اَجْرَهُمْ بِاَحْسَنِ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ ﴿٩٧﴾ 
"Erkek veya kadın, kim mümin olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz." Nahl, 96-97.


İHSANIN DÖRT BOYUTU


1.İnsan Yaptığı İşin En İyisini Yapması İhsandır.

اَلَّذ۪ي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلاًۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْغَفُورُۙ
Mülk:2
"O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır."


2.Estedik Olarak En Güzelini Yapması İhsandır. 

فَتَبَارَكَ اللّٰهُ اَحْسَنُ الْخَالِق۪ينَۜ
"Yapıp-yaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir." Müminun, 14
صِبْغَةَ اللّٰهِۚ وَمَنْ اَحْسَنُ مِنَ اللّٰهِ صِبْغَةًۘ وَنَحْنُ لَهُ عَابِدُونَ
"Allah'ın boyası. Allah'tan daha güzel rengi kim verebilir? Biz ancak O'na kulluk ederiz (deyin)". Bakara:138


3.Ekonomik Olarak En Faydalısını Yapmak İhsandır

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَأْكُلُٓوا اَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ اِلَّٓا اَنْ تَكُونَ تِجَارَةً عَنْ تَرَاضٍ مِنْكُمْ وَلَا تَقْتُلُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِكُمْ رَح۪يماً
"Ey iman edenler! Karşılıklı rızaya dayanan ticaret olması hali müstesna, mallarınızı, bâtıl (haksız ve haram yollar) ile aranızda (alıp vererek) yemeyin. Ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah, sizi esirgeyecektir." Nisa:29.
İlahi murakabe (gözetim) altında helal ve harama dikkat ederek meşru yollarla en verimli ekonomik faaliyette bulunmak en çokta mümine yakışan vasıftır.


4.Bilgi Olarak En Doğrusunu Amaç Edinmesidir.

هَٓا اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ حَاجَجْتُمْ ف۪يمَا لَكُمْ بِه۪ عِلْمٌ فَلِمَ تُحَٓاجُّونَ ف۪يمَا لَيْسَ لَكُمْ بِه۪ عِلْمٌۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ
"İşte siz böyle kimselersiniz! Hadi hakkında bilgi sahibi olduğunuz konuda tartıştınız; fakat bilgi sahibi olmadığınız konuda niçin tartışıyorsunuz! Oysaki Allah, her şeyi bilir, siz ise bilmezsiniz." Al-i İmran, 66.
وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَنِ اللَّغْوِ مُعْرِضُونَۙ
"Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler" Müminun, 3.
وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌۜ اِنَّ السَّمْعَ وَالْبَصَرَ وَالْفُؤٰادَ كُلُّ اُو۬لٰٓئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْؤُ۫لاً
Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur. İsra, 36.

İhsan Sahiplerinin Yaptıkları Zayi Edilmez
إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُواالصَّالِحَاتِ إِنَّا لَا نُضِيعُ أَجْرَ مَنْ أَحْسَنَ عَمَلاً:

"Gerçek şu ki, iman edip salih ameller işleyenlere gelince, elbette biz ameli en güzel, en iyi yapanların ecrini zayi etmeyiz." Kehf, 30.



KİME KARŞI İHSAN?


1.Anne baba

وَقَضَى رَبُّكَ أَلاَّ تَعْبُدُواْ إِلاَّ إِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَاناً إِمَّا يَبْلُغَنَّ عِندَكَ الْكِبَرَ أَحَدُهُمَا أَوْ كِلاَهُمَا فَلاَ تَقُل لَّهُمَاأُفٍّ وَلاَ تَنْهَرْهُمَا وَقُل لَّهُمَا قَوْلاً كَرِيماً:وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُل رَّبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيراً:
"Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya ihsanda bulunmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara "öf!" bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle. Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: "Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi, Sen de onlara acı." İsra, 23-24.


2. Çevre 

وَاعْبُدُواْ اللّهَ وَلاَ تُشْرِكُواْ بِهِ شَيْئاً وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَاناً وَبِذِي الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينِ وَالْجَارِذِي الْقُرْبَى وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالجَنبِ وَابْنِ السَّبِيلِ وَمَا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ إِنَّ اللّهَ لاَ يُحِبُّ مَن كَانَ مُخْتَالاً فَخُوراً:
"Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere ihsanda bulunun. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez." Nisa, 36.

a. Çocuklar

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَاَهْل۪يكُمْ نَاراً وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلٰٓئِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَادٌ لَا يَعْصُونَ اللّٰهَ مَٓا اَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ ﴿٦﴾ 
Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah'ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır. Tahrîm, 6.


b. Yetimler

اِنَّ الَّذ۪ينَ يَأْكُلُونَ اَمْوَالَ الْيَتَامٰى ظُلْماً اِنَّمَا يَأْكُلُونَ ف۪ي بُطُونِهِمْ نَاراًۜ وَسَيَصْلَوْنَ سَع۪يراً۟ ﴿١٠﴾ 
Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir. Nisa, 10.


d. Gençler

- Hz. Ali İbnu Ebi Talib (r.a) anlatıyor: "Resulullah (sav) bana şu tenbihte bulundu: "Ey Ali, üç şey vardır, sakın onları geciktirme: Vakti girince namaz, (hemen kıl!) Hazır olunca cenaze, (hemen defnet!) dengini bulduğunda bekar kızı/kadını, (hemen evlendir!)" Tirmizi, Salat 127, (171).


e. Yaşlılar

لَيْس مِنَّا مَنْ لَمْ يَرْحَمْ صَغِيرَنَا وَيُوَقِّرْ كَبِيرَنَا
Küçüğümüze merhamet etmeyen, büyüğümüze saygı göstermeyen bizden değildir.
Tirmizî, Birr, 15.


f. Hastalar

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim Allah rızası için bir arkadaşını ziyaret eder veya bir hastaya geçmiş olsun ziyaretinde bulunursa, bir münadi ona şöyle nida eder: "Dünya ve ahirette hoş yaşayışa eresin. Bu gidişin de hoş oldu. Kendine cennette bir yer hazırladın."
Tirmizi, Birr, 67.


g. Engelliler

"Kim bir mümin kardeşinin dünyaya ait bir sıkıntısını giderirse, Cenab-ı Allah da onun ahirete ait bir sıkıntısını giderir.
Yine kim iman sahibi bir kardeşinin ihtiyacını giderirse, Allah ü Zü'l-Cemâl de onun ihtiyacını giderir.
Kim de inanmış bir kardeşinin herhangi bir kusurunu gizlerse, Settar olan Yüce Allah da dünya ve ahirette onun ayıplarını örter.
-Unutulmasın ki- kul, kardeşinin yardımında olduğu müddetçe Allah da onun yardımındadır."
Tirmizî, Hudûd, 3


ğ. Afetzedeler

وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْاَمْوَالِ وَالْاَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِۜ وَبَشِّرِ الصَّابِر۪ينَۙ ﴿١٥٥﴾ 
Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele. Bakara, 155.


h. Yoksullar

وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلٰى حُبِّه۪ مِسْك۪يناً وَيَت۪يماً وَاَس۪يراً ﴿٨﴾ 
Onlar, seve seve yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler. İnsân, 8.
اِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ اللّٰهِ لَا نُر۪يدُ مِنْكُمْ جَزَٓاءً وَلَا شُكُوراً ﴿٩﴾ 
(Yedirdikleri kimselere şöyle derler:) "Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz. Sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz." İnsan, 9.


j. Kimsesizler

"Bir yetimin yahut dul bir kadının ihtiyaçlarını görüp gözeten bir kimseyi yüce Allah kendi gölgesinde gölgelendirir ve cennete koyar."
Buhari,10.437.


k. İşsizler

Sizin hayırlınız dünyası için ahireti, ahireti için dünyasını terk etmeyen ve insanlara yük olmayan kimsedir. Acluni, 1, 472
Sonuç
هَلْ جَزَاء الْإِحْسَانِ إِلَّا الْإِحْسَانُ:
"İyiliğin karşılığı iyilikten başka nedir?" (Rahman, 60.

Hazırlayan: Talip Akbaş / Vaiz



Aktif Ziyaretçi14
Bugün Toplam97
Toplam Ziyaret814902