• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/insanveislam.org/
  • https://twitter.com/insanuislam











Dr. Talip AKBAŞ
takbas5@hotmail.com
Fıtrat Krizi ve İnsanlığın Parçalanmışlığı
19/04/2026

Bugün eğitimden sanata, ekonomiden sosyal dokuya kadar küresel ölçekte bir kriz yaşandığı hususunda hemen herkes hemfikirdir. Bu krizin çok boyutlu olduğu da genel kabul gören bir durumdur. Üzerinde çok şey söylenebilir ama esasında bu krizi "parçalanmışlık sendromu" şeklinde özetlemek mümkündür. Yaklaşık dört yüz senedir insana hükmeden modernite, hayatı kompartımanlara ayırarak insanı paramparça etmiştir. Adeta bir laboratuvar nesnesi gibi insanı masaya yatırmış; zihin, beden ve ruh şeklinde parçalara ayırmıştır. Oysa insan, bu anlamda bütünlüğünü koruyabildiği ölçüde değerliydi. Nitekim ruh ve beden bütünlüğü kaybolduğunda artık ona insan değil, ruh veya ceset denilmekteydi.

Modern dönemin müdahale ettiği insan, bu bütüncül yapısını kaybetmiş; temas kurduğu her şeyi de bütünden kopararak parçalamıştır. Artık sadece eğitim değil; sağlık, spor, kültür, sanat, hatta din dâhil hayata dair ne varsa kendi doğasından kopmuş ve sektör hâline gelmiştir. Kurumlar sektör hâline dönüşünce, bu kurumlardan hizmet alanlar "müşteri", hizmete konu olan her şey ise "meta" hâline gelmiştir. Böylece bilgi, sanat ve din de birer meta muamelesine maruz kalmıştır. Bu süreç insanı yaratılış amacının ötesine savurmuş ve fıtratından alabildiğine uzaklaştırmıştır. Artık fıtratın sesi duyulmaz olmuş, duyarlılığını kaybeden vicdan ise sönümlenmiştir.

İnsan; algısıyla, düşüncesiyle, duygusuyla ve davranışlarıyla insandır. Bu yapıya uygunluk arz eden iman, İslam ve ihsan üçlemesi muazzam bir denge oluşturur. İnsanlık krizini aşmak, insanı yeniden iman, İslam ve ihsan ekseninde bir ve bütün olarak ele almakla mümkün olacaktır.

İnsan hangi dönemde yaşıyor olursa olsun, şartlar ne şekilde gelişirse gelişsin; onu zihnî savrulmalardan kurtaracak, ahlaki yozlaşmalardan koruyacak ve yanlış istikametlere sapmaktan alıkoyacak olan imandır. İman demişken, itikadın imana, imanın da güvene dönüşmesi gerekir. Bu kıvama erildiğinde hidayetin artırılacağı ve kalple irtibatlandırılacağı ilahi vaat olarak Kehf Suresi 13 ve 14. ayetlerde beyan edilmektedir.

Bugün insanın en büyük sorunu bilgi eksikliği değil, sahih bilginin hikmete dönüştürülememesidir. Modern eğitim, bilgiyi araçsal bir enformasyon yığınına dönüştürerek zihni kaosa sürüklemiştir. İnsan, "Ben kimim?", "Nereden geldim?", "Nereye gidiyorum?" sorularına zihinsel bir kesinlikte (yakîn) cevap bulmamaktadır. İman, zihnin fıtratla barışması ve kalbin sükûnet bulması anlamını ifade eder. Tevhid ise evreni başıboş bir madde yığını olarak değil, anlamlı bir ayetler manzumesi olarak okumamızı sağlar.

Düşünce, eyleme dönüşmediği sürece bir fanteziden ibaret kalır. İmanın hayattaki karşılığı, teslimiyetin pratik formu olan İslam'dır. Bu boyut, insan davranışlarını bir intizam ve adalet çizgisine oturtan fıkıh ilmine tekabül eder. Modern seküler eğitim, ahlakı bireyin keyfine ve göreceli değerlere bırakırken toplumsal çözülmenin de kapısını aralamıştır.

Eğitimin en çok ihmal edilen boyutu duygu dünyasıdır. Bu boyut, Hz. Peygamber'in "Allah'ı görüyormuşçasına ibadet etmek" diye tarif ettiği ihsan makamıdır ve tasavvuf ilminin sahasıdır.

Düşünce imanla netleşir, davranış fıkıhla disipline edilir; ancak tüm bunları anlamlı kılan kalbin mutmain olmasıdır. Bu derinlikten yoksun bir eğitim, bilgiyi kibre, gücü tahakküme, zenginliği ise israfa dönüştürür. İhsan bilinci, eğitimin estetik ve vicdan boyutudur. Merhamet, haya, cömertlik ve diğerkâmlık gibi erdemlerin yeşermesi ancak kalbin tesfiyesiyle mümkündür. Bugün okullarımızda başarı dediğimiz şey, sadece doğru şıkkı işaretlemektir. Bu durum; düşüncenin yüzeyselleşmesini, duygunun koparılmasını, kalbin çoraklaşmasını ve ruhun gıdasız kalmasını kaçınılmaz kılmaktadır.

Günümüz dünyasındaki kriz, sadece bir yöntem hatası değil, bir paradigma sapmasıdır. Bizler: Kelam ilmini (iman/düşünce) bıraktık; yerini ideolojik saplantılara ve şüpheci pozitivizme teslim ettik. Fıkhı (İslam/davranış) bıraktık; yerini hazcı ve kural tanımaz bireyciliğe terk ettik. Tasavvufu (ihsan/duygu) ihmal ettik; kalbi kuruttuk, yerini mekanik bir ruhsuzluğa ve seküler terapilere bıraktık.

İnsan, beden-zihin-ruh bütünlüğünden koparıldığı anda fıtrat krizi başlar. Modern sistem, çocuğu sadece bir zihin olarak görür ve ona veri yükler; bedenini spor endüstrisine, ruhunu ise eğlence sektörüne havale eder. Oysa insan, küçük bir âlem (zübde-i âlem) olarak bir bütün hâlinde ele alınmalıdır.

Sarp yokuşlarda insanımızı yormaya gerek yok; kurtuluş yolu açıktır: İnsanı parçalamadan eğitmek. Düşüncede kesinlik (iman): Eğitimin her aşamasında, kâinatın sahipsiz olmadığını ve insanın bir anlam üzere yaratıldığını hissettiren bir varlık tasavvuru. Davranışta adalet (İslam): Bilginin ahlakla kayıt altına alındığı, gücün hukukla sınırlandığı, helal bilincinin akademik başarının önüne geçtiği bir eylem disiplini. Duyguda incelik (ihsan): Rekabet yerine dayanışmayı, hırs yerine şükrü, kibir yerine tevazuyu merkeze alan bir karakter inşası.

Bugün fıtratın çığlığına kulak verip; düşünceyi, duyguyu ve davranışı tek bir potada, tevhid potasında birleştirme vaktidir. Bu iç bütünlüğün toplumsal hayattaki karşılığı olarak, bütün farklılıkları zenginlik sayıp mezhep ve meşrep ayrımı yapmadan ehl-i kıble şuuruyla vahdet çizgisinde bütünleşme vaktidir. Yine bugün, hangi düşünce ve anlayış sahibi olursak olalım, bu vatanın evlatları olarak vatan ekseninde kenetlenme vaktidir.

"Nasıl daha çok kazanırız?", "Nasıl daha fazla yükseliriz?", "Nasıl daha fazla keyif süreriz?" sorularından hızla uzaklaşıp; "Nasıl daha insan oluruz?", "Nasıl daha Müslüman oluruz?" sorularına yöneldiğimiz gün, dünyamızda güneş yeniden doğacaktır.

 



83 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Kadir Gecesine Giden Yol - 16/03/2026
Kadir Gecesine Giden Yol
Hadisi Nasıl Okumalıyız - 25/02/2026
Hadisi Nasıl Okumalıyız
Materyalizmin Kıskacından Spiritüalizm Yanılgısına: İnsan Fıtratının Savrulması - 31/01/2026
Materyalizmin Kıskacından Spiritüalizm Yanılgısına: İnsan Fıtratının Savrulması
İLAHİYATLARI NE YAPMALI? - 28/01/2026
İlahiyatları Ne Yapmalı?
ÜÇ AYLAR: YERİMİZ, YÖNÜMÜZ, DOSTUMUZ NE ÂLEMDE? - 21/12/2025
ÜÇ Aylar: Yerimiz, Yönümüz, Dostumuz Ne Âlemde?
BESLENEN UMUTLARIN ENKAZINDAYIM - 06/08/2025
Beslenen Umutların Enkazındayım
HUTBE NASIL OLMALIDIR? - 03/08/2025
Sultanahmet Camiinde Vaazdan Sonra Bir Vatandaş Sordu; Hutbe Nasıl Olmalıdır?
SORUMLULUK MU ÖZGÜRLÜK MÜ? - 23/06/2025
Sorumluluk mu Özgürlük mü?
SAKINCALI MEALLERİ NE YAPMALI? - 01/06/2025
Sakıncalı Mealleri Ne Yapmalı?
 Devamı
Üye Girişi
Aktif Ziyaretçi23
Bugün Toplam1592
Toplam Ziyaret6452849
MAKALELER
EĞİTİM SUNUMLARI