• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/insanveislam.org/
  • https://twitter.com/insanuislam











Dr. Talip AKBAŞ
takbas5@hotmail.com
Patinaj Yapan Dinî Söylem
04/10/2026
"Dine dair söylenecek ne varsa söylendi tekrara düşmenin, aynı yerde patinaj yapmanın artık ne manası var?" diyen anlayışa bir zamanlar itiraz ederdim. Bugün ise geldiğimiz noktada bu itirazı dillendirmekte zorluk yaşıyorum. Çünkü gerçekten büyük bir ilmî birikim ve koca bir tecrübenin üzerinde gerçekten patinaj yapıyoruz. Bu gök kubbe altında söylenmedik söz neredeyse kalmadı. Kütüphaneler, arşivler, sanal platformlar, sempozyumlar, şûralar, çalıştaylar, paneller... Bilgiden geçilmiyor. En temel dinî meseleler bile artık toplumun geniş kesimleri tarafından konuşulup tartışılıyor.
YÖK Ulusal Tez Merkezi'ne girdiğinizde çalışılmadık konu neredeyse kalmadığını görüyorsunuz. İslam'ın inanç, ibadet, ahlak, iktisat, hukuk, tarih ve sosyal hayat başta olmak üzere hemen her alanında ciddi çalışmalar yapılmış durumdadır. Kütüphanelerin raflarında veya sanal dünyanın erişilebilir arşivlerinde binlerce çalışma istiflenmiş durumda. Gel gör ki bunca çalışmaya rağmen toplum, inanç, ibadet, ahlak, iktisat, sosyal hayat ve hukuk alanlarında yığınla sorun yaşamaya devam ediyor. Üstelik bu sorunların önemli bir kısmının kökeninde de teolojik nedenler var. "Fırka fırka olup dinlerini parçalayanlarla senin hiçbir ilişiğin olamaz. Onların işi Allah'a kalmıştır, yaptıklarını onlara sonra bildirecektir." Enam, 159.
Sorunlar sorunları kovalıyor maalesef,
Cehalet gözlüğü toplumda hâlâ para ediyor.
Fakirlik libası hâlâ alemi İslam'da trend.
Emniyet ve güvenlik sorunu bacayı sarmış.
Tefrika hastalığı ise bir virüs gibi bünyemizi istila etmiş durumda.
Bütün bunlar, birincil meseleler olarak İslam dünyasının gündemini işgal etmeyi sürdürüyor. Biz ise hâlâ Kureyş suresini anlamından ve yönlendirici boyutundan kopuk olarak tilavete devam ediyoruz.
Peki bunca ilmî faaliyet, bunca çaba ne işe yarıyor dersiniz?
Yukarıda sıraladığımız bütün bu entelektüel faaliyetler, kapitalist anlayışa alternatif oluşturabilecek bir hayat modeli üretemiyorsa "Ne anladık bu işten?" diyenlere nasıl cevap vereceğiz? Oysa İslam, hayatın her alanına ilişkin ciddi ve derinlikli teklifler sunar.
"Hayat veren, kalplere şifa olan, insanlık için hidayet kaynağı" (Yunus, 57) olan Kur'an, asrın hastalıklarına maruz kalıp can çekişen milletimizin ve insanlık âleminin hangi yarasına merhem oluyor? Medeniyetlere rehberlik etmiş olan bir dinin bugün beşerî yapılar karşısında bile retoriğin ötesine geçememesi, rekabet edecek gücü bulamaması, hayata dokunan kayda değer bir varlık gösterememesi olacak iş midir Allah aşkına? Burada bizim başımızı öne eğen büyük bir temsil sorunu yok mudur?
Koca koca âlimlerin, koca koca müesseselerde küçük meselelere gömülüp İslam'ın hayata sunduğu büyük teklifleri boğumlaması anlaşılacak iş midir Allah aşkına? Uzun süredir ısrarla sürdürülen, fakat çoğu zaman sadece tefrikayı besleyen mevcut dinî söylemlerin ötesine geçip artık somut bir hayat modeli ortaya koymanın zamanı gelmedi mi?
Daha kaç yüz yıl daha sadece dikiz aynasına bakarak yol almaya çalışacağız? Daha ne kadar geçmişin hayaletlerini hayallerimize musallat etmeyi sürdüreceğiz? Tarihten ders alıp geleceğe yürümek yerine onu kutsayıp geçmişte kalışımız daha ne kadar devam edecek? Büyük bir miras bırakan kahramanlarımızın mirasını daha ileriye taşımak yerine onları sürekli yücelterek kendi gölgelerinde kaybolmayı daha kaç nesil sürdüreceğiz?
Bugün bir kısmımız, Kur'an harflerinin nasıl okunacağı üzerinde, başka bir kesim hangi fıkhî hükmün daha doğru olduğu konusunda, bir diğeri hangi tesbihin veya ibadet biçiminin daha sahih olduğu üzerinde tartışıyor. Bir başka topluluk ise hangi rivayetin daha sahih olduğunu, hangi âlimin görüşünün daha efdal olduğunu tartışıp duruyor. Daha başka bir kısım ise Tanrı'nın sıfatları, imanın mahiyeti, vahyin ve nübüvvetin imkânı gibi meselelere gömülmüş tarihin arka sokaklarında dolaşmaya devam ediyor. Elbette bunların kendi kulvarlarında ve doğal ortamlarında ilmî değeri vardır. Entelektüel faydaları da inkâr edilemez. Bunlara itiraz edecek değiliz. Fakat sorun başka yerde. Biz bu tartışmaları aşarak bir türlü günümüze gelemiyoruz. Hâlâ kâle-kîle düzleminde yol almaya çalışıyoruz. Bu manzara artık toplum tarafından da "Yeter artık!" noktasına gelmiş durumda.
İnsanlığın bilimde, teknolojide, kültürde ve sanatta tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar ilerlediği inkâr edilemez bir gerçek. Ama İnsanlık aynı ölçüde medenileşemedi hatta daha da geriye düştü. İlkel insan çoğu zaman yalnızca karşısındaki düşmanını öldürürken, modern insan bir düğmeye basarak binlerce insanın ölümüne yol açabiliyor. İlkel insan karnını doyuracak kadar avlanırken, modern insan tabiatı bütünüyle tüketiyor, dengesini bozuyor ve gelecek nesillerin hayat alanını daraltıyor.
Demek ki insanın imkânları büyümüş, gücü artmış, ama insanlığı aynı ölçüde gelişmemiştir. Bugün insanlığın büyük bir kısmı kapitalizmin ve modern hayatın yorgunluğu altında eziliyor. Savaşlar, adaletsizlik, yalnızlık, bencillik, israf ve tüketim çılgınlığı insanı tüketiyor. Popüler kültür toplumu topyekûn kuşatıyor, baskılıyor, uyuşturuyor, hatta kötürümleştiriyor.
Tam da böyle bir zamanda bizim bütün enerjimizi kendi içimizdeki bitmeyen tartışmalara hasretmemiz doğru değildir. İnsanlığın yeni bir istikamet aradığı açık. Söz konusu hayat tarzının ürettiği sorunların içindeyiz. Bu dönemde, İslam'ın insanlığa söyleyecek sözü yalnızca geçmişte kimin ne söylediğini aktarmaktan ibaret olmamalıdır?
Artık konuşmaktan çok yapmanın, anlatmaktan çok üretmenin, geçmişi tekrar etmekten çok geleceği kurmanın zamanı gelmedi mi?


1 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Hakikatle Hakikatli İlişki - 09/08/2026
Hakikatle Hakikatli İlişki
Dindarlık Kibri II - 03/08/2026
Dindarlık Kibri II
Bayramını Kurban Edenler - 24/05/2026
Bayramını Kurban Edenler
Dindarlık Kibri I - 11/05/2026
Dindarlık Kibri I
Erbakan Erken Uyarı Sistemi Görevi Yapmış Meğer - 27/04/2026
Erbakan Erken Uyarı Sistemi Görevi Yapmış Meğer
Fıtrat Krizi ve İnsanlığın Parçalanmışlığı - 19/04/2026
Fıtrat Krizi ve İnsanlığın Parçalanmışlığı
Kadir Gecesine Giden Yol - 16/03/2026
Kadir Gecesine Giden Yol
Hadisi Nasıl Okumalıyız - 25/02/2026
Hadisi Nasıl Okumalıyız
Materyalizmin Kıskacından Spiritüalizm Yanılgısına: İnsan Fıtratının Savrulması - 31/01/2026
Materyalizmin Kıskacından Spiritüalizm Yanılgısına: İnsan Fıtratının Savrulması
 Devamı
Üye Girişi
Aktif Ziyaretçi14
Bugün Toplam1580
Toplam Ziyaret7023720
MAKALELER
EĞİTİM SUNUMLARI