• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/insanveislam.org/
  • https://twitter.com/insanuislam











Dr. Talip AKBAŞ
takbas5@hotmail.com
Patinaj Yapan Kelâm, İnsanlığın Çığlığını Duyuyor mu?
07/10/2026

Gelinen noktada insanlığın büyük bir kısmının kapitalizmin ve modern hayatın yorgunluğu altında ezildiği, bitap düştüğü açıktır. Savaşların, adaletsizliğin, yalnızlığın, bencilliğin, israf ve tüketim çılgınlığının insanı tükettiği bir dünyada olduğumuz üstü örtülemez hakikattir. Ne vaki bu dünyayı insanlığa armağan eden, vahiyden kopuk akıl ve modern dünyanın bizatihi kendisidir. Kuranın dahil olmadığı aklın ürettiği sistemler asırlardır insanı huzura, adalete ve anlamlı bir hayata ulaştıramıyorsa, insanı insanın kurdu hâline getirdiyse insanlığa kim umut olabilecek? “Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz.” (Âl-i İmrân, 110)

Dünyayı ifsad edenlerin elinden kurtarma hususunda hangi düşünce, hangi medeniyet tasavvuru, hangi millet umut olacak? Bu çözümü İslam da sunmayacaksa, yerküreyi insan mezbahasına dönüştüren Epstein Adası sakinleri mi sunacak? Zulüm düzeninden çıkış için insanlık hangi kapıyı çalacak? “Ey Müslümanlar, böylece sizi seçkin ve şerefli bir ümmet kıldık ki, bütün insanlar üzerine adalet örneği (model) ve hak şahitleri olasınız. Peygamber de sizin üzerinize şahit (model) olsun.” (Bakara, 143)

İslam’ın, Kur’an’ın ve sünnetin insanı iyileştirecek, toplumu onaracak ve insanlığa bir Dârüsselâm imkânı sunacak potansiyele sahip olduğunu selâtin camilerin kürsülerinden beylik laflarla seslendirmek yeterli midir? Eğer mesele buyduysa yıllardır biz neyin davasını güdüyor, nelerin hayallerini kuruyorduk? Artık sadece bir yol olduğunu anlatmanın değil, bir yol olmanın ve bir yol açmanın zamanı gelmedi mi? “İman edenlerin Allah'ı anma ve O'ndan inen Kur'an sebebiyle kalplerinin ürpermesi zamanı daha gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar. Onların üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı. Onlardan birçoğu yoldan çıkmış kimselerdir.” Hadid, 16.

Bunu özellikle aklı ve vahyi birlikte düşünme sanatı olan Kelâm ilmi açısından düşünmemiz gerektiğini önemsiyorum. Çünkü bugün ihtiyacımız olan şey, geçmişte üretilmiş bilgiyi sadece süslü cümlelerle aktarmak değildir. Asıl ihtiyaç, bu bilgi birikiminden hareketle yeni bir düşünme ve yaşama biçimi ortaya koyabilmektir. Tam da burada Şaban Ali Düzgün’ün dikkat çektiği eleştirel, yaratıcı ve estetik düşünce biçimleri önemli bir imkân sunmaktadır.

Eleştirel düşünce, mevcut olanı sorgulamayı yani bize intikal eden bilgi, yorum ve uygulamaların sınırlarını görmeyi ifade eder. Yaratıcı düşünce, bu eleştirinin ardından bugünün problemlerine yeni cevaplar ve yeni imkânlar üretmektir. Estetik düşünce ise ortaya konulan düşünceyi insan hayatında güzelliğe, zarafete, anlamlılığa ve yaşanabilirliğe dönüştürmek olarak görebiliriz. İslam düşüncesinin bugün ihtiyacı olan da kanaatimce tam olarak budur. Yani mevcut durumu eleştirebilen, yeni bir hayat modeli üretebilen ve bu modeli insanın hayatını güzelleştirecek bir estetikle buluşturabilen bir düşünce biçimine muhtacız.

Kelâm, yalnızca geçmişte ortaya çıkmış itirazlara cevap veren, kadim tartışmaları yeniden su yüzüne çıkaran ve onların etrafında fikir egzersizi yapan bir disiplin hâline dönüştürülmemelidir. Bugünün problemlerine çözüm üretecek, insanın anlam arayışına rehberlik edecek ve İslam’ın insanlığa nasıl bir hayat teklif ettiğinin pratiğini gösterecek bir düşünce ve hayat modeli ortaya koyabilmelidir. Eğer ülkemizin en yetkin, en cesur ve en derinlikli düşünce ve bilgi imkânlarına sahip ulema ve umara bunu başaramayacaksa kim başarsın? Nihai hedefi iki yıl sonra unutulacak hafız yetiştirmek olan yapılar mı gerçekleştirecek?

Mevcut durumdan memnun olanlar için elbette söyleyecek fazla bir sözümüz olmayabilir. Fakat büyük iddiaları olan bir din, kendi mensuplarına küçük meselelerde dahi ortak bir ufuk ve pratik çözümler sunamıyorsa, kendi sorunlarının üstesinden gelebilecek bir kültür oluşturamıyorsa, o zaman büyük sözler söylemeye devam etmenin anlamını da yeniden düşünmek gerekmez mi?

Bugün İslam’ın imkânlarından Müslümanların bile yeterince yararlanamadıkları çok açık.

Ama umutsuz değilim. İslam’ın bu potansiyelini açığa çıkaracak, enerjiye dönüştürecek ve tıkanan insanlığın önünü yeniden açacak bir neslin geleceğine hep inanmışımdır. Bu neslin hangi topraklardan çıkacağı bilinmez. Din insanlığın ortak değeridir kimsenin tapulu malı değildir. Ona kim tutunursa onu yüceltir. Bize düşen ise bu meselenin neresinde olduğumuzu gözden geçirmektir. İslam adına yürütülen ilmî ve pratik faaliyetlerin, kullandığımız yöntemlerin ve önceliklerimizin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği izahtan varestedir.

Bu bakımdan, 15-16 Ekim 2026 tarihlerinde Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde gerçekleştirilecek “Kelâmî Açıdan Yeni Çağ İnanışları” Sempozyumunu önemli buluyorum. Temennim, bu önemli toplantıların yalnızca mevcut meselelerin konuşulduğu buluşmalar olarak kalmamasıdır. Artık sadece havanda su dökmekten çıkıp pratik bir çözüm üzerinde çalışmanın zamanı gelmiştir. Kur’an, sünnet ve asırlar boyunca oluşmuş tecrübe birikimimizi bir araya getirerek, çoklu akıl sistemiyle bunu somut, uygulanabilir ve insanın hayatına dokunan bir yapıya dönüştürmek pekâlâ mümkündür.

Belki de Kelâmcılar olarak önümüzde duran en önemli soru şudur. İslam’ın hakikatini tespit ve tebyin etmekle mi yetineceğiz, yoksa bu hakikatin insan hayatında neye karşılık geldiğini gösteren bir yol ve model oluşturmaya mı çalışacağız? Ben ikincisinin artık ertelenemeyecek bir sorumluluk ve ihmal edilmeyecek bir zorunluluk olduğunu düşünüyorum. Almanya’dan güzel ülkeme selamlar…



195 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Patinaj Yapan Dinî Söylem - 04/10/2026
Patinaj Yapan Dinî Söylem
Hakikatle Hakikatli İlişki - 09/08/2026
Hakikatle Hakikatli İlişki
Dindarlık Kibri II - 03/08/2026
Dindarlık Kibri II
Bayramını Kurban Edenler - 24/05/2026
Bayramını Kurban Edenler
Dindarlık Kibri I - 11/05/2026
Dindarlık Kibri I
Erbakan Erken Uyarı Sistemi Görevi Yapmış Meğer - 27/04/2026
Erbakan Erken Uyarı Sistemi Görevi Yapmış Meğer
Fıtrat Krizi ve İnsanlığın Parçalanmışlığı - 19/04/2026
Fıtrat Krizi ve İnsanlığın Parçalanmışlığı
Kadir Gecesine Giden Yol - 16/03/2026
Kadir Gecesine Giden Yol
Hadisi Nasıl Okumalıyız - 25/02/2026
Hadisi Nasıl Okumalıyız
 Devamı
Üye Girişi
Aktif Ziyaretçi14
Bugün Toplam248
Toplam Ziyaret7030323
MAKALELER
EĞİTİM SUNUMLARI